İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2018/719 Esas, 2019/631 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2,29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2020/923 Esas, 2021/1223 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, katılandaki yaralanmanın meydana getirdiği tehlike ve zararın ağırlığı dikkate alınarak makul bir ceza tayini yerine 10 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından eleştirilerek, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın yaralama kastıyla hareket ettiğinden bahisle suç vasfına, eksik incelemeye, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiği ile haksız tahrik indiriminin derecesine ilişkindir.
Katılan ile sanığın aynı iş yerinde birlikte çalıştıkları, olay günü tespit edilemeyen bir nedenden dolayı telefonda birbirlerine hakaret edip akabinde fabrikanın yakınındaki mezarlıkta kavga etmeye başladıkları, kavga sırasında katılanın, sanığı yere yatırarak yumruklar vurmak suretiyle vücudunda orta (2) derecede kemik kırığı meydana getirecek şekilde yaraladığı, sanığın da ele geçirilemeyen bıçak ile katılanı dört kez göğüs ve batın bölgesinden hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması, hedef alınan vücut bölgeleri, katılandaki yaralanmaların niteliği dikkate alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak tayininde isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasının uygulanma koşullarının oluşmadığı, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi nedeniyle uygulanan haksız tahrik hükmünde ve indirim oranında isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2020/923 Esas, 2021/1223 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.