İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2019 tarihli ve 2019/2045 soruşturma numaralı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d) ve (h) bentleri, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2019/45 Esas, 2020/51 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Geceleyin, silahla kendisini tanınmayacak bir hale koymak suretiyle işyerinde yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/1076 Esas, 2021/632 Karar sayılı kararı ile;
"..Mahkemenin karar başlığında, gerekçe anlatımında ve hüküm kısmında sanığın üzerine atılı suç "Geceleyin, silahla kendisini tanınmayacak bir hale koymak suretiyle işyerinde yağma" olarak nitelendirilmiş olmakla, sanığın eylemine uyan suç maddesi olarak TCK'nın 149/1-a,b,d,h yazılması gerekirken, hüküm kısmında ... ceza belirlenirken TCK'nın 149/1-h maddesi olarak eksik yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanığın üzerine atılı Geceleyin, silahla kendisini tanınmayacak bir hale koymak suretiyle işyerinde yağma eyleminde almış olduğu paranın bir kısmı daha sonra gişe kasalarında, bir kısmı da takip edilerek yakalanan sanık üzerinde ele geçirilmiş de, suçun paranın alınmasıyla tamamlanmış olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle hakkında eksik ceza tayini aleyhe istinaf talebi olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir
... "
Hususlarında eleştiri yapılarak, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Yağma kastının bulunmadığına,
2.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
3.Eksik inceleme ile karar verildiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay tarihi saat 21.00 sıralarında, sanığın siyah kadın çarşafı giymiş olduğu halde olayın meydana geldiği marketin yarı kapalı kepenginin altından marketin camına vurarak içeriye girmek istemesi üzerine market çalışanı olan mağdur ...'un sanığa hitaben kasayı kapattıklarını satış yapmadıklarını belirterek sanıktan dışarıya çıkmasını istediği, sanığın süt alıp gideceğini söylemesi üzerine, mağdur ...'un kepengi kaldırdığı, sanığın markete girerek bu esnada markette temizlik yapan market çalışanı mağdur ...'nin yanına gittiği, yanında bulunan kuru sıkı tabancayı mağdur ...'nin kafasına dayayarak kameraların olmadığı tarafa doğru çekiştirerek götürdüğü ve mağdur ...'a "kasadaki paraları getir" dediği, mağdurun "kızı bırak gel paraları al" demesi üzerine sanığın "paraları getir yoksa kızı öldürürüm" dediği, mağdur ...'un kasayı açıp paraları verdiği, bir kısım paranın yere düştüğü, mağdur ...'tan bu paraları poşete koymasını istediği, bu esnada mağdur ...'ye yumrukla vurup depoya götürdüğü, mağdur ...'tan paraları ve kepengin açma kapama anahtarlarını aldığı, paraları alarak işyerinden ayrıldığı, kepengi indirdiği esnada kepengin çıkış kapısına takıldığı ve zorlama nedeniyle yerinden çıkarak zarar gördüğü, sanığın olay yerinden kaçtığını gören tanık Ö.E.'nin sanığı takip ettiği, kolluk görevlilerinin Karanfil 7 Caddesi'nden toptancılar istikametine doğru göz takibini kaybetmeden sanığı ticari taksiye binmeye çalışırken yakaladıkları, sanığın yanındaki poşette bulunan 9.135,00 TL para ve iş yerine ait anahtarların marketin bölge müdürüne teslim edildiği maddi vakıa olarak kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.
2. Sanığın ikrarını içeren beyanları dosyada mevcuttur.
3. Mağdurların şikayetçi olmadıklarına dair beyanları dosyada mevcuttur.
4. Tanık R.A. ve Ö.E.'nin olayı doğrulayan beyanları dosyada mevcuttur.
5. Mağdurların basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığını gösterir adli hekim raporları dosyada mevcuttur.
6. Kolluk tarafından tutulan tutanaklar ve düzenlenen raporlar dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1.Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ve 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
2.Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, özellikle sanığın ikrarını içeren savunmaları, sanığın yakalanması üzerine ele geçen suça konu paralar ve suçta kullanılan kuru sıkı tabanca, mağdurlar hakkında düzenlene adli hekim raporları ve tanıklar R.A. ve Ö.E.'nin beyanları ile tüm dosya kapsamı gözetildiğinde sanık müdafinin temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/1076 Esas, 2021/632 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenecek konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.