SAYISI: 2018/2166 E., 2019/1468 K.

İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2018 tarih ve 2017/209 Esas, 2018/110 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 11.07.2019 gün ve 2018/2166 Esas, 2019/1468 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.11.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz istemi özetle sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan cezalandırılması gerektiğine ve temyiz talebinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın Bank Asyada bulunan hesabındaki artışın konumuna ve gelir durumuna uygun olması, talimatın olduğu dönem boyunca hesabında azalmanın da bulunması, yine bankanın TMSF'ye tamamen devrinden sonra da örgüt üyelerinin/örgüte yardım edenlerin hesaplarındaki parayı çektikleri bir dönemde sanığın hesabında artışın bulunması nazara alındığında işlemlerin talimat dışında, sanığın savunması doğrultusunda yapıldığının anlaşılması karşısında kendi hesabı olduğu anlaşılan sosyal paylaşım sitesi üzerinden örgüte karşı mücadeleye yönelik yapılan icraatları eleştiren mahiyette propaganda suçu kapsamında kalmadığı kanaatine varılan paylaşımlar yapması ve örgüte müzahir olduğu bilinen dergi ve gazeteye abonelik dışında üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak cezalandırılmasına yeterli delil elde edilemediğinden sanığın atılı suçtan beraatine dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan beraat kararında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Yapılan yargılama sonunda sanığın atılı suçu işlediğine dair somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 11.07.2019 gün ve 2018/2166 Esas 2019/1468 sayılı kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uyarınca Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.