HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2018/620 Esas, 2019/466 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.11.2020 tarihli ve 2019/3564 Esas, 2020/2400 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
A.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1.Mahkeme tarafından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) kayıtları göz önüne alınmasına rağmen, sanıkların tek bir hattı yakın tarihlerde kullanıyor olmasının değerlendirmeye alınmadığına, birbirini tanımadığını iddia eden iki insanın farklı tarihlerde aynı hattı kullanması, bu hattı suça konu etmiş olmaları, "açık hat" savunmasının kabul edilebilir olmadığına, katılanan sanık ...'i teşhisinin kuşkunun oldukça ötesinde ve maddi gerçeğe ulaşma konusunda yeterli olduğuna, sanığa iftira atmasını gerektiren bir husumeti bulunmadığına, katılanan beyanında belirttiği plakanın ikiz plaka olabileceğine, bu aracın daha önceden de başka suçlara konu edilmiş ve şikâyetlere konu olmuş bir araç olduğuna, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılan ile sanık ... ...'ın bir süre duygusal anlamda arkadaşlık yaptıktan sonra ayrıldıkları ve aralarında husumet başladığı, sanık ...'nın katılan ...'tan 20.000,00 TL para istediği, 05.03.2018 günü saat 22.30-23.00 sularında ikametinden sigara almak için caddeye çıkan katılanın arkasından gelen ve içerisinde 3 kişinin olduğu 35 .. ... Plakalı aracın katılanın önünü kestiği, arkada oturan erkek şahsın aracın camını açıp elinde bulunan silahı katılana göstererek "Zeliha'nın sana selamı var, seni delik deşik edeceğiz, istediği şeyleri yap parayı ver, sonun kötü olur" diyerek "0536 ... .... ara piç" yazan peçeteyi fırlatıp uzaklaştığı, 0536 ... .... numaralı telefonun sanık ...'e ait olduğunun tespit edildiği, bu şekilde sanık ... ...'ın azmettirmesi sonucu sanık ...'in katılana karşı nitelikli yağmaya teşebbüs ve hakaret suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, sanıkların atılı suçlardan cezalandırılmaları için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, atılı suçların sanıklar tarafından işlendiğinin ... olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.11.2020 tarihli ve 2019/3564 Esas, 2020/2400 Karar sayılı kararında katılan vekilinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 2.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.