... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.01.2014 gün ve 418/46 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, 14.04.1971 tarihli 'gayrimenkul satış senedi' başlıklı miras payının devri sözleşmesine dayanarak davalılar yakın miras bırakanı ...'in dava konusu 195 parsel sayılı taşınmazdaki miras hissesinin iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, sözleşmede adı geçen ... isimli kişinin kendi mirasbırakanları ... olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, miras payının devrine ilişkin sözleşmenin geçerli olduğu açıklanarak davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

miras payı devri nedenine dayalı pay iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı vekili, vekil edeninin dava konusu 195 parsel sayılı taşınmazda kök muris ...'den ...'e intikal eden payın 14.04.1971 tarihli miras payının devri sözleşmesi ile satın aldığını açıklamıştır. Davacının davasını dayanak olarak sunduğu 14.04.1971 tarihli 'gayrimenkul satış senedi' başlıklı adi nitelikteki sözleşmenin incelenmesinde; "...'in ...Köyü hudutları dahilinde bulunan babam ...'e ait olan muhtelif parsellerdeki tarlalarının, ölümü itibariyle hisseme düşen kısımlarını ... Köyünden ağabeyim ...'e tamamını sattım. Bedeli olan 5000 (beş bin lirayı) nakten aldım..." ifadelerinin yer aldığı görülmüştür. Dava konusu iptaline karar verilen 165 parsel sayılı taşınmazın tutanak ve tapu kaydının incelenmesinde ise; Manavgat İlçesi ... Köyü köyiçi mevkiinde, 23.01.1964 tarihinde yapılan tapulama çalışmalarında Süleyman oğlu ölü ... mirasçıları adına tespit edildiği ve tapulama tutanağının itirazsız kesinleşmesi ile 17.04.1964 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır. Yapılan incelemede, davacının davasına dayanak olarak sunduğu yukarıda sözü geçen sözleşmede satışa konu taşınmazların ...Köyü hudutları dahilinde bulunan parseller olduğu halde dava konusu yapılan 195 parsel sayılı taşınmazın ... Köyü köyiçi mevkiinde kain taşınmaz olduğu belirlenmiştir.

Mahkemece, davaya konu taşınmazın bahsi geçen sözleşme kapsamında olup olmadığı konusunda araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Hal böyle olunca; Mahkemece, luzüm halinde yeniden taşınmaz başında keşif yapılmak suretiyle, davaya konu taşınmazın sözleşme tarihinde sözleşmede belirtildiği şekilde ...Köyü hudutları dahilinde yer alan parsellerden olup olmadığı, ... Köyüne halk arasında ...Köyü denilip denilmediğinin açıklığa kavuşturulması, davaya dayanak sözleşme ile dava konusu taşınmaz arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekirken, bu husular üzerinde gereği gibi durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru ve isabetli görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 136,70 TL peşin harcın temyiz eden davalılara iadesine, 30.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.