SUÇLAR: Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürmeye teşebbüs, silahla kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet

SUÇ TARİHİLERİ: 04.01.2014 - 15.06.2013

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli ve 2018/368 Esas, 2020/272 Karar sayılı bozma üzerine kurulan kararının, sanık ... müdafileri, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafii ile katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

1. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2014 tarih ve 2014/89 Esas, 2014/568 Karar sayılı kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 04.07.2018 tarih ve 2018/596 Esas, 2018/3212 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine, Mahkemece bozma ilamının (5) numaralı bendi uyarınca sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle suç ihbarında bulunulması üzerine açılan kamu davasının iş bu

temyiz istemine ilişkin dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan beraatine ilişkin 17.09.2020 tarihinde ilk defa hüküm kurulduğu anlaşılmakla;
a. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması karşısında; sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan beraat hükmünün karar tarihi itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve istinaf incelemesi yapılmadığının anlaşılması karşısında, mercide yanılma nedeniyle 5271 sayılı Kanun 264 üncü maddesinin birinci fıkrası gözetilerek, Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli ve 2018/368 Esas, 2020/272 Karar sayılı kararı uyarınca sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs eylemi nedeniyle kurulan beraat hükmüne ilişkin katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin isteminin istinaf olarak kabulüyle,

b. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ...'a yönelik silahla kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından açılan kamu davasına ilişkin Bakırköy 1.Çocuk Mahkemesinin 12.06.2018 tarihli ve 2015/575 Esas, 2018/381 Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlerin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 04.10.2018 tarihli ve 2018/3118 Esas, 2018/2546 Karar sayılı ilamı ile istinaf incelemesinin yapıldığı ve sonrasında Bakırköy 1. Çocuk Mahkemesinin 2018/547 Esas 2019/441 Karar sayılı kararıyla temyiz incelemesine konu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, anılan hükümlerin istinaf incelemesinden geçtiği ve istinaf incelemesi sonucu Uyap sisteminde kayıtlı bozma ilamından anlaşılacağı üzere; suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ...'a yönelik silahla kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin "istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilerek bu hükmün kesinleştiği, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ise temyiz istemine konu dava dosyasının tespit edilerek mevcut dava dosyasıyla aralarında irtibat bulunması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, ancak birleşen bu dava dosyasında içerisinde fiziki evrak olarak aynı tarih, esas ve karar numarasına sahip mühürlü bir tane daha Bölge Adliye Mahkemesinin silahla kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmediği, yalnız 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun incelenerek bağlantı bulunması nedeniyle bozulmasına dair kurulan farklı bir ilamın bulunduğu, Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesince Uyap sisteminde kayıtlı silahla kasten yaralama suçundan onanan ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan bozulmasına ilişkin asıl bozma ilamı yerine, geçerliliği bulunmadığı anlaşılan bu bozma ilamı esas alınarak suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ...'a yönelik yeniden silahla kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, sanığın bu hükmü de istinaf ettiği, bu nedenle sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm ile birlikte birleşen dava dosyasında öncesinde de Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmiş olan suça sürüklenen çocuk ...'ın mağdur ...'a yönelik silahla kasten yaralama suçundan kurulan hükmün, mükerrir olup olmadığı, hangi bozma ilamının gerçek ve geçerli olduğu tespit edilerek Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilamlarında çelişki giderilerek, denetimin yapılması ve karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle,

Belirtilen hususlarda istinaf incelemesi yapılması için öncelikle dava dosyasının İlk Derece Mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, diğer hükümler ile ilgili dosyanın daha öncesinde Yargıtay temyiz aşamasından geçmiş olduğu anlaşıldığından ve bağlantı nedeniyle sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükme ve suça sürüklenen çocuk sıfatıyla ... hakkında mağdur ...'a yönelik silahla yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesi yapıldıktan sonra, kararın temyiz edilmesi halinde dosyaların ek tebliğname düzenlenerek kül halinde, temyiz edilmemesi halinde ise, diğer hükümlere ilişkin ilgili dosya aslının ve sanık ... hakkında mağdur İslama'a yönelik eylemine ilişkin kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükme ilişkin ilgili dosyanın onaylı örneğinin Yargıtay 1.Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmesi,

2. Yokluğunda kurulan hükümlere ilişkin gerekçeli kararın yaşı küçük mağdurlar ... ve ... yönünden kamu davasına katılma ve kurulan hükümleri temyiz etme hak ve yetkisi bulunan katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekiline ait olmayan bir UETS adresine tebliğ edildiği, bu nedenle katılan Kurum vekilinin 06.12.2020 tarihli temyiz dilekçesinin gerekçeli kararın ıttıla tarihi olduğu ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında yaşı küçük olan mağdurlar ... ile ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin süresinde olduğu, ancak Tebliğnamede bu istemlerle ilgili görüş bulunmadığı anlaşılmakla;

Dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılacak incelemeden sonra, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede görüş bildirilmeyen katılan Kurum vekilinin temyiz istemleri ile ilgili olarak, özel Dairece temyiz incelemesi yapılıp karar verilemeyeceği göz önüne alınarak, bu yönde ek tebliğname de düzenlendikten sonra,

Dava dosyasının Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Oy birliğiyle, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.