Esastan Ret

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde çalışmakta iken 22.02.2001 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu %16 oranında iş göremezliğe uğradığını, kazaya bağlı maluliyetinin 17.10.2015 tarihinde verilen rapor gereği %22,2'ye yükseldiğini, olayın meydana gelmesinde işverenin %70 kusurlu bulunduğunu, Bursa 2. İş Mahkemesinin 2018/989 Esas sayılı dosyası ile manevi tazminat, Bursa 1. İş Mahkemesinin 2010/783 Esas sayılı dosyası ile maddi tazminat davası açıldığını, davaların %16 maluliyete göre kesinleştiğini, sürekli iş göremezlik oranı daha sonra %22,2'ye yükselen davacının iş göremezlik oranındaki artış nedeni fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kazanın davacının kusuru ile meydana geldiğini, SGK'nın Bursa 4. İş Mahkemesinin 2010/72 Esas sayılı dosyası ile davacıya bağlanan gelire ilişkin açılan dava neticesinde 26.981,94 TL ödediklerini, davacı tarafından manevi tazminat istemi ile Bursa 2. İş Mahkemesinin 2008/989 Esas sayılı dosyası ile ikame edilen dava sonucu 74.330,16 TL ödeme yaptıklarını, davacı tarafından maddi tazminat istemli Bursa 1. İş Mahkemesinin 2010/783 Esas sayılı dosyası ile ikame etmiş olduğu dava sonucu 115.583,94 TL ödeme yaptıklarını, davacının maddi ve manevi tüm zararlarının ödenmesine rağmen maluliyetin %22,2'ye yükseldiği iddiası ile açılan davanın hakkın kötüye kullanımı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bursa 1. İş Mahkemesinin 2010/783 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; 31.12.2010 tarih ve 2010/1094 K. sayılı karar gereği, Bursa 2. İş Mahkemesinin onanarak kesinleşen 2008/989 E. - 2009/736 K. sayılı dosyasındaki mevcut deliller karşısında davacının %16 oranda maluliyetine sebep olan iş kazasında davalı tarafın %70 kusurlu olduğu kabul edilerek ve 02.10.2010 tarihli bilirkişi raporuna da itibar edilerek davanın kısmen kabulü ile 30.366,83 TL maddi tazminatın 20.02.2001 kaza tarihinden itibaren davacıya ödenmesine karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 10.01.2011 tarihinde kesinleştiği,Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bölge Sağlık Kurulu'nun 16.12.2015 tarih ve 5256 sayılı kararında davacının sürekli iş göremezlik derecesi %22,2 olarak belirlenmiş ise de Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 18.12.2017 tarih ve 91/17494 sayılı kararında davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %16 olarak, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu'nun 10.12.2018 tarih ve 22801 sayılı kararında davacının E cetveline göre %16 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı mütalaa edildiği, yapılan itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan 28.11.2018 tarih ve 2161 sayılı kararda da davacının E cetveline göre %16 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı belirlendiği, davacının sürekli iş göremezlik derecesi Adli Tıp Kurumunca %16 olarak tespit edilerek, bu oran üzerinden hesaplanan tazminat miktarının da Bursa 1. İş Mahkemesinin 2010/783 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili, davacının iş kazası sonucu maluliyetinin %16 olarak tespit edildiğini ve maluliyete göre aylık bağlandığını, ancak müvekkilinin maluliyet oranına itiraz ettiğini ve %22.20 ye yükseltilerek, müvekkiline iş kazasından verilen aylığın da bu maluliyete göre değiştirildiğini, maluliyetin %16 dan itiraz üzerine %22,20'ye yükseltildiğini ve aylığında da 537.73.TL'si ara fark ödemesi yapılıp sürekli iş göremezlik aylığının da arttırıldığının Kurum tarafından açık olarak yazıldığını, Mahkemenin Adli Tıp Kurulu yazılarına göre davayı reddettiğini, müvekkilinin şu anda %22,20 malul olduğundan dolayı SGK'dan aylık almakta olduğunu, yetkili organa bir müzekkere yazılıp, gerçek maluliyet durumunu öğrenmeyen mahalli mahkemenin, hatalı karar vererek müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalışmakta iken 22.02.2001 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu %16 oranında işgücünü kaybettiğini, Bursa 2. İş Mahkemesinin 2008/989 Esas sayılı dosyasında manevi tazminat, Bursa 1. İş Mahkemesinin 2010/783 Esas sayılı dosyasında ise maddi tazminat davası açıldığını, davaların %16 maluliyete göre kesinleştiğini ancak sonradan kazaya bağlı olarak maluliyetin kurum tarafından verilen 17.10.2015 tarihli rapor gereğince %22,2'ye yükseldiğini belirterek müvekkilinin maluliyetinde meydana gelen artış nedeni ile maddi tazminat talebinde bulunduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 16.12.2015 tarihli 5256 sayılı kararıyla davacının 22.02.2001 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu 15.10.2015 tarihinden itibaren maluliyetinin artarak %22,2'ye çıktığının belirtildiği, ancak 5510 sayılı Kanunu'nun 95 inci maddesi hükümleri çerçevesinde karara itiraz nedeniyle işletilen prosedür sonucu SGK Yüksek Sağlık Kurulunun 18.12.2017 raporu, ATK 3.İhtisas Kurulu 10.12.2018 tarihli raporu ve ATK 2.Üst Kurulu 28.11.2019 tarihli raporunda maluliyetinin değişmediği ve %16 maluliyetinin devam ettiğinin belirtildiği, davacının %16 maluliyetine göre uğramış olduğu maddi ve manevi zararların kesinleşen Bursa 2.İş Mahkemesi 2008/989 Esas 2009/736 Karar sayılı ve Bursa 1.İş Mahkemesi 2010/783 Esas 2010/1094 Karar sayılı ilamlarıyla hüküm altına alındığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri tekrar ederek, davacının maluliyetinin %16 iken Kuruma yaptığı itiraz üzerine %22.2'ye yükseldiğini, Mahkemece bu husus araştırılmadan Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre karar verildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51,52,54,55 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13,16,19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.