İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.01.2020 tarihli ve 2020/841 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun)149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Sanık hakkında Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/62 Esas, 2021/103 Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2021/1366 Esas, 2021/1708 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihi olan 14.04.2015 tarihinde saat 20.00 sıralarında şikâyetçinin Gençlik merkezi arkasında alkol aldığı sırada yanına ismi ... olan Şanlıurfa'lı sanık ... Kırat ve yanında bulunan suça sürüklenen çocuklar ... ile ...'ın geldikleri, birlikte alkol aldıkları, dosya kapsamından aksi kanıtlanamayan sanık ve suça sürüklenen çocukların savunmalarına göre taraflar arasında yaşanan tartışma sırasında şikâyetçinin sanık ve suça sürüklenen çocuklara küfür ettiği, bunun üzerine sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocukların iştirak halinde hareket ederek demir zincir ile şikâyetçiyi darp edip, şikâyetçinin cüzdanının içerisindeki paraları aldıkları, cüzdanı bırakıp kaçtıkları, sonra gelip şikâyetçiye ait cep telefonunu, mavi tesbihini, ay yıldızlı çakmağını, sigara pakaretini alıp kaçtıkları, olay nedeniyle şikâyetçinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yüzde ... iz meydana gelecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Şikâyetçinin beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
3. Sanık ve haklarındaki hüküm kesinleşen suça sürüklenen çocukların savunmalarında, kısmi ikrarda bulundukları anlaşılmıştır.
4. Şikâyetçinin cep telefonunun iletişim tespit (HTS) kayıtları dosya içerisinde mevcuttur.
5. Şikâyetçinin yaralanmasının basıt tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu ve 1 cm'lik ... iz kaldığı yönündeki adli rapor dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148 inci, 149 uncu ve 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma, başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.
Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.
Cebir veya tehdit, ''yaşam ..., vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı ...'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamasına elverişli olması gerekir.
Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; şikâyetçinin beyanları, adli rapor, HTS kayıtları ve sanığın kısmi ikrarları ikrarı karşısında, suçun kesin delillerle sanık tarafından Olay ve Olgular bölümünün (1) numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı, nitelikli yağma suçunun unsurlarının oluştuğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2021/1366 Esas, 2021/1708 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.