SUÇLAR: İmar kirliliğine neden olma, 4708 sayılı Kanun'a muhalefet

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Yerel Mahkemece sanıklar ..., ... ve ... hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca taksitler halinde 10.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,

2.Sanıklar ... ve ... hakkında 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunu'nun ( 4708 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan davada Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sanıkların üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, inandırıcı, kesin ve net delil elde edilemediği, yüklenen fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatlerine hükmedilmiştir.

1.Katılan vekilinin temyiz isteminin özetle; bir kısım sanıkların mahkûmiyeti yerine beraatlerine karar verilmesinin ve haklarında mahkûmiyet kararı verilen sanıkların Kanun'da öngörülen cezadan daha az bir cezaya hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik soruşturma yapıldığına, bu ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına,

2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin özetle; sanığın suçsuz olduğuna, Mahkemece deliller gerekli şekilde değerlendirilmeksizin karar verildiğine, bu ve resen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasına,

3.Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin özetle; beraat eden sanık hakkında vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu nedenle kararın düzeltilerek onanmasına yönelik olduğu görülmüştür.

1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi yönünden yapılan incelemede; sanık müdafiinin aynı dosya kapsamında temsil ettiği temyiz dışı bir kısım sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması nedeniyle sunulan avukatlık hizmeti bölünemeyeceğinden, sanık sıfatıyla vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmaması nedeniyle kararda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2.Sanıklar ..., ... ve .....'nın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, sanıklar ..., ...'nın yargılama konusu eylemleri için, 4708 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3.5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıklar ..., ... ve ... yönünden suç tarihi dikkate alınarak suçun tabi bulunduğu 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, haklarında beraat kararı verilen sanıklar ... ve ... yönünden ise savunmalarının alındığı tarih dikkate alınarak 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin inceleme tarihi itibarıyla gerçekleştiği belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar ... ve .....müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeninden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.