Davanın reddine

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Genel arazi kadastrosu sonucunda Akşehir ilçesi Ucuzluk Mahallesi 396 ada 115 parsel sayılı taşınmaz 1850 metrekare bağ vasfında dava dışı kişi adına tespit ve tescil edilmiş, bilahare davacıya satılmıştır.

Davacı, çekişmeli taşınmazın bölgede yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içine alındığını oysa taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirterek taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılması istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.05.2018 tarihli ve 2016/8462 Esas, 2018/3319 Karar sayılı ilamıyla yöntemince orman araştırması yapılması gereğine değinilerek bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda uzman orman bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

54,40 TL peşin harcın onama hacına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.