Eylemin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkumiyet
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Asteğmen olan sanık hakkında rüşvet verme suçundan kamu davası açıldığı, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) 17 ve 18 inci maddelerine göre ilgili kamu kurum veya kuruluşlarının bu suçun zarar göreni oldukları, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için Milli Savunma Bakanlığının dava ve duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği, diğer yandan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre kamu davasından haberdar edilmemiş bulunup da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olanların kanun yollarına başvurma haklarının bulunduğu gözetilerek hükmün bildirilmesinin gerektiği, ancak dosyada ilgili bakanlığın duruşmadan haberdar edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığının anlaşılması karşısında;
Evvela davanın ve hükmün Milli Savunma Bakanlığına bildirildiğini gösteren bilgi ve belgeler var ise dosya içine konulmasından, aksi halde anılan tebligat noksanlığının giderilmesi ile tebellüğ belgesinin ve verildiği takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin eklenmesinden,
Hükmün temyiz edilmesi halinde ise bu konuda ek tebliğname düzenlenmesinden sonra iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.