İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; öncelikle ortada failin mağdura yönelik bir alacak ... bulunması, alacağın hukuken korunan ve geçerli hukuki ilişkiye dayanması, yağma eyleminin de hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi gerekir. Bu hak hukuki ilişki kurulunca; kurulan hukuki ilişkinin tarafı olan kimseleri kapsar ve onlar yararlanabilir, bunun dışındaki kimseleri kapsamamaktadır.

Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; sanıklar ile katılan ... arasında alacak-borç ilişkisinin bulunduğu, bu hususun katılan ...'un beyanları ile de doğrulandığı, olay günü, sanıkların, katılan ...'un 11 yaşında olan oğlu ...'ın kullandığı ve faturası anne ... adına kayıtlı olup, ailenin ortak malı kabul edilen ve yalnızca kullanmak için mağdur ...'a verilen telefonu, mağduru kolundan çekiştirip yere düşürerek zorla alan sanıkların eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

25.04.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y

Sanıklar ... ve ...'ın mağdur ...'nın velisi olan ...'dan alacaklı olmalarına rağmen alacak-borç ilişkisinin muhatabı olmayan mağdur ...'ın kullandığı cep telefonunu mağduru darp ederek zorla aldıkları yağma eyleminde borçlu dışında üçüncü bir kişiye karşı alacağı tahsil amacıyla cebir ve tehdit fiili uygulanması halinde alacak hakkının nispi hak niteliği gereği Türk Ceza Kanunu'nun 150/1. maddesinden faydalanamayacaklardır.

Sanıklar ... ve ...'ın üzerine atılı "yağma" suçunun ... olduğu düşüncesinde olduğumuzdan Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın onanması gerektiğinden sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyoruz.