Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2020/144 Esas, 2021/609 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2021/2761 Esas, 2022/2291 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu işlemediğini savunduğu, mağdur beyanlarının ve kavganın diğer tarafı olan ...’in anlatımlarının da sanığın beyanlarını doğrular nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanığın mahkûmiyetine her türlü şüpheden uzak, kesin, somut delil bulunmaması ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun sanığın annesi olduğu, olay tarihinde sanığın babasıyla sebepsiz yere tartışmaya başladığı, aralarında itiş kakış yaşandığı, mağdurun oğlu ve eşini sakinleştirmek amacıyla araya girdiği, bunun üzerine sanığın annesi mağduru iterek yere düşürdüğü, mağduru sol uyluk kemiğinde hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmaları, mağdur ve kavganın diğer tarafı olan ...'in anlatımları, adlî raporlar, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları, yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanıyla uyumlu adlî muayene raporuyla saptandığı, mevcut delillerle mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Olay günü sanığın babasıyla tartıştığı ve buna bağlı olarak aralarında itişme yaşandığı sırada sanığın annesi olan mağdurun tarafları ayırmak için müdahalede bulunduğu ve yaşanan itişme neticesinde yere düşerek yaralandığı, sanığın mağdura yönelik doğrudan yaralama kastıyla hareket etmediği ve mağdura doğrudan eyleminin bulunmadığı anlaşılmakla sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklandığı üzere "sanığın kastının derecesinin hatalı tespiti" nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2021/2761 Esas, 2022/2291 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.