İNCELENEN KARARIN;
İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi 03.10.2018 tarih ve 2017/132 Esas, 2018/193 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2018/2392 Esas, 2020/175 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul, yasa ve içtihatlara aykırı olduğuna,
2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3. Mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna,
4. Morbeyin listesinde olmasına rağmen mahkemece dikkate alınmayarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna,
5. Müvekkilinde ByLock olmadığı resmi makamlarca tespit edilmiş olmasına rağmen bu delile dayanarak mahkumiyet hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olduğuna,
6. Kişisel kin ve nefreti ile hareket edip müvekkil hakkında isnatta bulunan tanığın beyanlarına itibar edilerek mahkumiyet kararı verilemeyeceğine,
7. Müvekkilinin katıldığı iddia edilen toplantıların 2012 ve 2013 yıllarındaki toplantılar olup 17/25 Aralık 2013 ten önceye ait olduğuna,
8. Emanet makbuzlarında dijital materyaller arasında FUJİTSU marka herhangi bir Hard Diskin olmadığına, başka dosyaya ait materyalin bilirkişi raporuna konu olup delil hatası yapıldığına,
9. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1. Dosya kapsamına göre; İstanbul Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünün 31.01.2017 tarihli yazısı ile ByLock programının sanık tarafından ... numaralı GSM hattı ve 13430002340411 IMEI numaralı telefon üzerinden ilk olarak 24.09.2014 tarihinde kullanıldığının tespit edildiği, yargılama devam ederken Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının bylock programı kullanıcı listesinde oluşan yeni duruma göre sanık ...'nın söz konusu BYLOCK listesinde bulunmadığının belirtildiği, sanığın aşamalardaki ifadesinde bylock programını yükleyen kişinin ....olduğu beyanları karşısında maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması açısından, .... nin varsa sanık hakkında ki beyanlarının getirtilerek duruşmada sanık ve müdafinine okunarak diyeceklerinin sorulması ile tanık olarak mahkemede dinlenilmesi, bu şahsın ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa sanığın ekli olup olmadığının araştırılması ve UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında bilgi ve beyan bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa aşama beyanlarının aslı veya onaylı suretleri getirtilerek, CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra, gerekirse tanık olarak ifadelerine başvurularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Mahkumiyete esas alınan ve talimatla dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2018/2392 Esas, 2020/175 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.