...
Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
ancak sanık ve müdafiinin yokluğunda verilip sanık müdafiine 16.11.2021, sanığa ise 24.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra sanık tarafından 13.01.2022 tarihinde temyiz isteminde bulunulması karşısında, sanığın temyiz isteminin reddi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, sanık müdafilerinin temyizine hasren inceleme yapılmıştır.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2021/117 Esas, 2021/193 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, 4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 5. Ele geçirilen uyuşturucu maddenin yüzdelik olarak ne kadarının saf uyuşturucu madde olduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfı ile sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiğine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamına göre yargılamanın sonucuna etki edecek nitelikte bir eksiklik olmadığı anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.