Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2021 tarihli ve 2021/109 Esas, 2021/266 Karar sayılı
kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 18 yıl hapis ve 120.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve resen'de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanık hakkındaki hapis cezasının, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri ile ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı nazara alındığında, "12 yıl" temel ceza olarak belirlenmesi yerinde ise de, adli para cezasının, hapis cezası ile orantı kurulmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61 inci maddelerdeki ilke ve kıstaslara uygun olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayin edilmesi gerekirken, alt sınırdan fazla uzaklaşılmasını gerektirecek yeterli sebepler bulunmadığı halde alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak 4000 gün olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 6. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 7. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 8. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 9. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 10. 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine ilişkindir.
C. Sanığın temyiz sebepleri özetle; Uyuşturucu madde kullanıcısı olup ticaretini yapmadığına, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı
Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Suça konu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri dikkate alınarak, temel hapis ve adli para cezalarının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerinde ise de; 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler ile 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “orantılılık” ilkesine aykırı şekilde, temel cezaların alt sınırdan fazlaca uzaklaşılarak belirlenmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.