Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Gerekçeli kararın sanıklardan ...'a 30.05.2016, ...'a 16.06.2016 ve ...'a ise 25.05.2016 tarihlerinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde hükümlerin 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra sırasıyla 15.06.2016,13.07.2016 ve 02.06.2016 havale tarihli dilekçelerle temyiz edildiği anlaşıldığından, vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin sanık ... müdafii sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yüklenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı TCK'nın 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihleri olan 04.04.2008 ve 04.06.2010 ile inceleme tarihi arasında durma süresi nazara alındığında dahi ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasa'nın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.