Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

1-İletişimin tespitine ilişkin Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/07/2014 tarihli 2014/1033 sayılı kararının aslı veya onaylı sureti dosya arasına alınmadan eksik inceleme ile sanıklar hakkında hüküm tesisi,

2-Sanık ... yönünden; sanıklar ... ile ...'ün bulunduğu ... plakalı araçta 323 karton sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ...'nin aşamalardaki savunmalarında eşi adına kayıtlı nakil aracını sanık ...'a kiraladığını, sigara taşınacağından haberi olmadığını beyan etmesi, diğer sanık ...'ın bu savunmayı doğrulaması, sanık ... ile sanık ... arasında yakalama sonrası yapılan görüşme içeriğinde; sanık ...'un sigara taşınacağını bildiğine dair bir görüşme olmadığının da anlaşılması karşısında sanık ...'nin diğer sanıkların eylemine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı gözetilerek müsnet suçtan beraati yerine yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;

1- Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

2- Sanık ... yönünden; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıkların eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 15/07/2014, iddianame düzenleme tarihinin 05/03/2015 olduğu,
UYAP sisteminden yapılan incelemede Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/483 Esas-2015/527 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 31/08/2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 11/11/2014 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında halen derdest olan ve Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/266 Esas sırasında kayıtlı dosyasında suç tarihlerinin sırasıyla 11.08.2014 ve 26.08.2014, iddianame düzenleme tarihlerinin ise 17.12.2014 ve 19.12.2014 olduğu,
Daha önce Dairemizin 03/03/2021 tarihli 2018/3956 E-2021/3240 K sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/491 Esas-2015/256 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 24/09/2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 14/11/2014 olduğu,
Daha önce Dairemizin 28/12/2020 tarihli 2018/1197 E-2020/19878 K sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/445 Esas-2015/170 Karar (2021/159 Esas sayılı dosyasında derdest) sayılı dosyasında suç tarihinin 07/07/2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 20/10/2014 olduğu ve hukuki fiili kesintinin bu dosya ile oluştuğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanık ...'ın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

3- Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 62/1. maddesi yerine TCK'nun 62. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4- 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

5- Ele geçen kaçak eşyanın, 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken TCK’nun 54/1. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... İdaresi vekili, malen sorumlu ... ve sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.