Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, eşi ile aralarında geçimsizlik olduğunu, taşınmazın satılıp elden çıkarılma korkusu taşıyan çocuklarının, taşınmaz üzerindeki binanın bir dairesinde oturmaya devam etmesi, diğer dairelerin kiralarını alması ve taşınmazı davalıya ölünceye kadar bakma akdi ile devretmesi telkinleri üzerine ... ada ... parsel sayılı taşınmazı davalıya temlik ettiğini, ancak davalının kapı kilitlerini değiştirerek kendisini eve almadığını, binadaki dairelerin kira gelirlerini vermediğini ve maaşını göndermediğini bu şekilde bakım borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.

İddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece “...Somut olaya gelince, davacının baba davalının ise kızı olduğu davalının Almanya'da ikamet ettiği esasen akdin gerçekleştirildiği tarihte de davacının yurtta, davalının ise yurt dışında bulunduğu, Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalının bakım borcunu yerine getirmemesi gibi bir kusurunun olmadığı, kaldı ki davacı ...'in davalının kendisini evine alarak bakması gibi bir isteğinin de bulunmadığı, mali yönden desteklenmesi gerektiğini oysa davalının bu konuda kendisine yardımcı olmadığını bildirmesi karşısında akit gereğinin yerine getirilmemesinde davalıya bir kusur izafe edilmesi olanaksızdır. Bu durum karşısında yukarıda değinilen ilkelerde gözetilmek suretiyle Borçlar Kanununun 517. Maddesi hükmü uyarınca uygun bir irada hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir...” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar bu kez Dairece “...Hal böyle olunca; bozma ilamı doğrultusunda irat tespitine esas olacak şekilde, davalı ...’ün ekonomik ve sosyal durumunun araştırılması, Almanya’da çalışıp çalışmadığı, aylık gelirinin ne olduğu belirlendikten sonra bakım akdi doğrultusunda iki taraf için de en uygun olacak şekilde aylık ödenecek irat miktarının belirlenmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek sadece davacının ekonomik durumu araştırılarak yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş, olmakla Tetkik Hâkimi ...'nün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 307.39 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 67,57 TL. bakiye peşin harcının temyiz eden davacıya iadesine 27/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.