Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 Sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli kararı ile; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlik ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Sanığın temyizi; hükmü temyiz ettiğine,
2. Sanık müdafinin temyizi; hükmün bozulması gerektiğine,
İlişkindir.
Suç tarihinde ... Komutanlığına bağlı görevliler tarafından ...Mahallesi'nde bulunan... isimli şahsın işlettiği kahvehanede yapılan kimlik kontrolünde, sanık ...'in, amcasının oğlu ...'a ait nüfus cüzdanını görevlilere ibraz ettiği, görevliler tarafından kimlik bilgilerine ilişkin sorular sorulması ve sanığın yanlış yanıtlar vermesi üzerine yapılan araştırmada, gerçek kimliğinin ... olduğunun tespit edildiği, yapılan araştırma ve mahkemenin gözlemi ile nüfus cüzdanının sahte olarak düzenlendiğini ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirtildiği, sanığın savunmalarında bahse konu belgeyi hakkındaki yakalama kararından dolayı kullanmak amacı ile temin ettiğini kabul ettiği, bu şekilde sanığın, resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle mahkemesince temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
1. Sanık savunması, mahkeme gözlemi ile dosya kapsamında sanığın atılı suçu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.