SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
Mahkumiyet
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli, 2013/155 Esas, 2015/138 Karar sayılı kararı ile,
a) Suça sürüklenen çocuk ...'in kendi pantolonunu çıkardıktan sonra mağduru tehdit edip, bıçakla yaralayarak ilişkiye girmeye zorlaması şeklinde gerçekleştirdiği eylemleri neticesinde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 35 inci maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yine suça sürüklenen çocuk ...'in mağduru zorla metruk binaya götürüp mağdurun rızası hilafına burada tutması şeklinde gerçekleştirdiği eylemleri neticesinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
b) Suça sürüklenen çocuk ...'ın, suça sürüklenen çocuk ...'in mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemine iştirak etmesi nedeniyle anılan suçtan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yine suça sürüklenen çocuk ...'ın mağduru bıçakla yaralaması şeklinde gerçekleştirdiği eylem neticesinde kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 3320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkemenin delilleri eksik değerlendirdiği, yerel mahkemenin suça sürüklenen çocuk hakkındaki kararının usul ve kanuna aykırı olduğu yönündedir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğu yönünde süre tutum istemli dilekçe sunulmasından ibarettir.
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; oluşa uygun kabule göre olay tarihinde on beş-on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği kasten yaralama suçunun 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenip, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve zamanaşımını en son kesen işlem olan 21.04.2015 tarihli mahkumiyet kararı ile temyiz inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşılmıştır.
C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Suça sürüklenen çocuk ...'in, kendi pantolonunu çıkardıktan sonra mağduru tehdit edip, bıçakla yaralayarak ilişkiye girmeye zorlaması şeklindeki hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde mağdurun aşılabilir mukavemeti dışında ciddi bir engel neden olmaksızın kendiliğinden bıraktığı nitelikli cinsel istismar eyleminin icrai hareketlerinin başlamadığı anlaşılmış olup mevcut haliyle sübuta eren eylemin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci ve dördüncü düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame ile yüze karşı verilen mütalaada suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci maddesi ile 35 inci maddesinin tatbiki talep edilmediği halde ek savunma hakkı tanınmadan, anılan maddelerin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrası maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma gerekçesine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
D. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanık ...'ın, sanık ...'in, mağduru zorla metruk binaya götürerek bir yere gitmesini engellemesi şeklindeki eylemine iştirak ettiği hususunda cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli, 2013/155 Esas, 2015/138 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii
tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli, 2013/155 Esas, 2015/138 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüs Suçu İle Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) ve (D) nolu paragraflarında açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli, 2013/155 Esas, 2015/138 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.