SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yekilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/14 Esas, 2016/32 Karar sayılı kararı ile;
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası, 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 10 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının d bendi, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis ve 5.000,00 TL cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Sanıklar ... ve ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 10 ay hapis ve 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Sanıklar ... hakkında katılan ...'a yönelik dolandırıcılık eylemi nedeniyle, sanık ... hakkında tüm eylemler yönünden beraat kararı verilmiştir.
Katılan ... vekilinin temyiz isteği, sanıklar ... ve...hakkında verilen beraat kararlarının yanlış olduğuna, katılan ... vekilinin herhangi bir sınırlama yapmadan süre tutum dilekçesi sunmasına, sanık ... müdafinin temyiz isteği, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, beraat verilmesi gerektiğine, yeterli delil bulunmadığına, sanık ...'un temyiz isteğinin, temyiz dilekçesinin işleme alınması istemine, sanık ...'ın temyiz isteğinin, geçmişinin göz önüne alınmasına, kendisinin olaydan haberdar olmadığına, ilişkindir.
1. Sanık ... ile Hüseyin'in, katılan ...'tan kiralayan ve kefil olarak imza atıp iletişim bilgisi olarak da kendi telefon numaraları dışında başkasına ait telefon numarası vererek kiraladıkları aracı süresinde teslim etmemeleri, akabinde sanık ...'in beyanına göre sanık ...'ın katılan İlyasmış gibi noterde vekâlet ile sanık ...'e aracın satış vekaletini vermesi, sanık ...'in de bu aracı yine noterde katılan ...'a satması biçimindeki eylemleri birlikte gerçekleştirdikleri ve sanık ...'in beyanına göre sanık ...'in de katılan ...'ın kimlik bilgilerini temin ederek diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğinden bahisle atılı suçları işlediklerinden haklarında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık ...'in, aracı Hüseyin ile birlikte kiraladıklarını, kendisini kefil olduğunu, Bayram'ın noterde kendisine katılan İlyasmış gibi imza atarak vekâlet verdiğini, daha sonra aracı katılan ...'a sattığını, katılan ...'ın kimlik bilgilerini sanık ...'in temin ettiğini beyan ederek oluşu doğruladığı, sanık ... ve Bayram'ın suçlamaları kabul etmedikleri, sanık ...'in ise Halil ile birlikte aracı kiraladıklarını, süresi bitince Halil'in katılan ... ile görüştüğünü söyleyerek katılanın kendisine aracı satması için vekâlet verdiğini söylemesi üzerine Halil'in aracı sattığını, kendisinin araçta beklediğini, tüm olaylarda sadece araç kiraladığını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, katılanların sanıklardan şikâyetçi olduklarını beyan ettikleri, alınan bilirkişi raporuna göre satış vekâletini içeren belgedeki katılan adına atılan imzaların sanık ...'a ait olduğunun bildirildiği, noter belgelerinin, kira sözleşmesinin ve diğer belgelerin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
3.Mahkeme sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, rapor, sözleşme ve diğer belgeler ile tüm dosya kapsamına göre hukuki süreçte izah edilen kararları verdiği anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Hakkındaki Tüm Beraat Hükümleri ile Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmü Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... vekili ile katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçları Yönünden Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... Kayalap müdafi, sanık ... ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Güveni Kötüye Kullanma Suçları Yönünden Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Sanıklara yüklenenen üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kurulan hükümlerden sonra;
1. 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince anılan suçun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması,
2. 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması,
Hususları nedeniyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
A. Sanık ... Hakkındaki Tüm Beraat Hükümleri ile Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmü İle Sanıklar ...,...Kayalap ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçları Yönünden Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bendlerinde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/14 Esas, 2016/32 Karar sayılı kararında katılan ... Şükroğlu vekili ile katılan ... vekili ve sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... vekili, katılan ... vekili ile sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ... temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Güveni Kötüye Kullanma Suçları Yönünden Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/14 Esas, 2016/32 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.