Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; hükmün eksik inceleme ve araştırma neticesi, usul ve yasaya aykırı olarak verildiğine ilişkindir.
1. Sanık hakkında sahte olarak düzenlenen suça konu yasal unsurları haiz TEB AŞ...Şubesi'ne ait 6959526 seri numaralı, keşidecisi temyiz dışı ... - ... İletişm Hediye, 20.01.2013 keşide tarihli ve 80.000,00 TL tutarındaki çeki katılan aleyhine icra takibine koymak suretiyle üzerin atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda atılı suçu inkar etmiştir.
3. Suça konu çek ile ilgili alınan 24/02/2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, çekin arka yüzü üzerinde bulunan katılan ... ibareli el yazısı altında ki 2. ciranta imzasının adı geçenin eli ürünü olmadığını belirtilmiştir.
4. Mahkeme tarafında tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; sanığın daha önceden katılana 1 adet daire sattığı, söz konusu daire satışından dolayı katılandan olan alacağını tahsil etmek amacıyla çekin arkasına katılan adına sahte olarak ciro yapıp imzalamak suretiyle suça konu çeki icraya koyarak kullanmak şeklinde sabit görülen eylemi ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Atılı suça konu çekin icra takibine konulduğu 06.06.2013 tarihinin suç tarihi olarak kabulü gerektiğinin belirlenmesi ile yapılan incelemede;
Sanığın suça konu sahte çeki katılan ... adına sahte ciro işlemi yapması eylemi açısından mahallinde zamanaşımı süresi içerisinde; bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu kapsamında işlem yapılması mümkün görülmüştür.
1. Sanığın duruşmada hazır olmadığı halde son sözünün sorulduğuna dair duruşma zaptının düzenlenmesinin maddi hata olduğu anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen düşünceye, suça konu çek üzerinde heyet olarak yapılan gözlemde aldatıcılık niteliğinin bulunduğu ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiğinden tebliğnamedeki bu yöndeki görüşe, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığa yüklenen suçların sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki iki numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/461 Esas, 2016/241 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.