Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi davacı avukatının duruşma talep etmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22/10/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 13.12.2004 tarihinde davalı işyerinde iş makinesi operatörü olarak çalışmaya başladığını, en son net 2.690,00 TL ücret aldığını, ... SGM'den aldığı 10.09.2015 tarihli 15 yıl ve 3600 gün sayısını doldurmuş olduğuna ve kıdem tazminatına hak kazandığına ilişkin yazıyı işverene vererek kıdem tazminatının ödenmesini talep ettiğini, sonuç alamayınca da Bakırköy 8. Noterliği'nin 21.09.2015 tarih ve 13345 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini ileri sürerek; kıdem tazminatı alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının, 13.12.2004 tarihinden 13.09.2015 tarihine kadar davalı iş yerinde çalıştığını, 14.09.2015 tarihinde hafta tatili iznini ve 15/09/2015-18/09/2015 tarihleri arasında da yıllık iznini kullandığını, yıllık izin bitiminde üst üste 2 gün herhangi bir haklı nedene dayanmaksızın ve izin almaksızın devamsızlık yaptığını, planlanan vardiyaya göre 21.09.2015 tarihinde davacının hafta tatili izin günü olduğunu, davacının devam eden günlerde de planlanan vardiyada izinli olduğunu ve ayrıca genel tatil günleri dışında herhangi bir haklı nedene dayanmaksızın ve izin almaksızın devamsızlık yaptığını, bunun üzerine noter ihtarnamesi ile iş akdinin feshedildiğini, davacının ... SGM'den aldığı yazıyı işverene ulaştırmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:

Karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı işçi, emeklilik nedeni ile iş akdini sonlandırdığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, "..davacı işçi yasal koşullara sahip olmasına rağmen çalışırken 13/04/2015 tarihinde iş başvurusu yapmış, gerekli belgeleri tamamlamış, 14/09/2015 tarihinde yeni çalışacağı şirketin ödemeleri için vadesiz hesap açtırmış, daha sonra iş sözleşmesini emeklilik koşullarını taşıdığı gerekçesi ile fesh etmiştir.
Davacı işçi Medeni Kanunu 2.Maddesi ve 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 23.Maddesi düzenlemesi karşısında fesih hakkını dürüstlük kuralına uygun kullanmamıştır. Davacının iş akdini yeni bir iş bulup gerekli belgelerini tamamladıktan sonra sona erdirdiği açıktır. Davacının Mahkememizce hakkın kötüye kullanıldığı kanaatine varılarak..." şeklindeki gerekçe ile kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca “herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” Objektif iyiniyet olarak da tanımlanan ve dürüstlük kuralını düzenleyen madde, bütün hakların kullanılmasında dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket edileceğini ve bir kimsenin başkasını zararlandırmak ya da güç duruma sokmak amacıyla haklarını kötüye kullanılmasını yasanın korumayacağını belirtmiştir. Bu nedenle iş ilişkisinde de fesih hakkını kullanan tarafın bu kurala dikkat etmesi gerekir. Kaldı ki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun fesih hakkını düzenleyen 435. maddesinde bu kuraldan açıkça söz etmektedir.
İşçi ayrıldığı tarihte sigortalılık süresini ve prim gün sayısını tamamlamış ise kıdem tazminatına hak kazanacaktır. Hakkın kötüye kullanılmadığı sürece işçinin herhangi bir neden belirterek veya neden belirtmeden ayrılması, kıdem tazminatını hak kazanmasını etkilememelidir. Zira yasadan doğan bir hakkı bulunmaktadır. Ayrıca çalışma hakkı anayasal bir haktır.
Somut uyuşmazlıkda, mahkemece; davacı işçinin, iş sözleşmesini emeklilik nedeni ile feshetmeden önce dava dışı bir şirkete iş başvurusu yapması ve bir takım işlemler yapması (gerekli belgeleri tamamlaması vs) dürüstlük kuralına aykırı kabul edilmiş ise de, davacının söz konusu eylemleri hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edilemez.
Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereği; (Yargıtay 9. H.D 07.03.2017 tarih ve 2015/13250 Esas- 2017/3374 Karar, Yargıtay 9. H.D 04.03.2015 tarih ve 2013/11233 Esas-2015/9012 Karar v.b.) işçinin, iş sözleşmesini emeklilik nedeni ile feshetmeden önce başka bir işveren ile iş sözleşmesi imzalaması durumunda hakkın kötüye kullanıldığı kabul edilmektedir.
Bu nedenle; mahkemece, dava dışı t...Aş'ye müzekkere yazılarak davacı işçi ile iş sözleşmesi yapılıp yapılmadığı sorularak yapılmış ise getirtilmeli ve iş sözleşmesinin davalı nezdindeki çalışmanın emeklilik nedeni ile sona erdirdiği tarihten öncesine ait olduğunun tespiti halinde şimdiki gibi karar verilmeli, aksi halde ise kıdem tazminatı talebi hüküm altına alınmalıdır.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 2.037.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.