HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Yerel Mahkemenin 07.11.2012 tarihli kararı ile sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan kamu davalarında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince beraat kararları verilmiştir.

2. Yerel Mahkemenin 07.11.2012 tarihli kararının Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 03.05.2016 tarihli kararı ile eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Sanıklar hakkında bozma üzerine Yerel Mahkemenin 10.10.2017 tarihli kararıyla 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince beraat kararları verilmiştir.

4. Yerel Mahkemenin 10.10.2017 tarihli kararının Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 24.09.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanıklar hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

Sanıklar müdafiinin temyiz isteğinin; mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığı, bu nedenlerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması gerektiğine yöneliktir.

1. Sanıkların yargılama konusu görevi yaptırmamak için direnme eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 28.05.2012 tarihli savunma tarihi olduğu, bu tarihten 30.06.2020 tarihli mahkumiyet tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden kamu davalarının düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.