Esastan ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı mirasçıları vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, davacı mirasçıları vekilinin temyizine konu aracın dava tarihi itibariyle değeri 82.293,20 TL olduğu anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince reddedilen ve davacı mirasçıları vekilince temyize konu edilen toplam miktar 82.293,20 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığından davacı mirasçıları vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ile davalı ... arasında yapılan 02.05.20018 tarihli limited şirket hisse devri sözleşmesine istinaden müvekkilinin davalı şirketteki 16.000 paya karşılık gelen 400.000,00 TL'lik sermaye hak ve hissesinin tamamının 1.550,00,00 TL bedel karşılığında davalı ...'e devredildiğini, aynı gün noterlikte hisse devri sözleşmesi düzenlendiğini, pay devrinin 10.05.2018 tarihinde ilan edildiğini, sözleşmede hisse bedelinden şirketin mevcut borçlarının mahsup edilmesiyle bakiye 812.399,00 TL devir bedeli olarak belirlendiğini, 250.000,00 TL'nin nakit ödenmesi kararlaştırılarak bu ödemenin teminatı için 1 adet 26.06.2018 vade tarihli 250.000,00 TL meblağlı teminat senedi verildiğini, geriye kalan borç içinse çekler verildiğini, yine sözleşmede zilyetliği müvekkilinde olan aracın da şirket tarafından sözleşmenin aktedildiği tarihten itibaren 20 gün içerisinde müvekkiline bedelsiz olarak resmen devredileceğinin kararlaştırıldığını, davalı ...'in 250.000,00 TL'yi ödemediğini, yine aracın devrinin de belirtilen tarihte gerçekleştirilmediğini, bunun üzerine davalı ...'e 06.07.2018 tarihli noter ihtarnamesi gönderilerek üç iş günü içinde teminat senedini ödemesi, aracın devrini gerçekleştirmesi, aksi takdirde hisse devrine ilişkin takip eden tüm alacakların sözleşme gereği muacceliyet kesbedeceği ve de yasal yollara başvurulacağı ihtaren bildirildiğini, ihtarnameden sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100.000,00 TL'nin 20.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...'ten tahsili ile davalı şirket adına kayıtlı aracın müvekkili adına tüm takdiyatlardan ari olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle alacak talebini toplam 228.484,56 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava konusu alacakla ilgili olarak gerek müvekkili ... gerekse kefiller hakkında icra takibi başlattığını, Turgutlu İcra Hukuk Mahkemesince takibin iptaline karar verildiğini, kararın istinaf aşamasında olduğunu, derdestlik itirazlarının bulunduğunu, hisse devir sözleşmesinde müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığı için husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ...'in 02.05.2018 tarihli hisse devir sözleşmesi sonrası şirkete ait işletmeyi teslim aldığını, davacının yetiştirme sürecinde olan hayvanlarını aldıktan sonra yapılan temizlik ve kontrollerde davacının iddia ettiği işletmenin niteliği itibariyle zorunlu olan bazı özelliklerinin mevcut olmadığı veya çalışmadığının tespit edildiğini, 05.07.2018 tarihli noter ihtarnamesiyle devir sonrası ortaya çıkan borçlar ile işletmedeki ayıplı hususların davacıya bildirildiğini, davacının faal ve denetime uygun olduğunu iddia ettiği kanalizasyon sisteminin hiç bulunmadığını, su sisteminin sadece kümes tavanlarında bulunan su bidonları ile görüntüde mevcut olduğunu, kümeslerin ısıtması için kullanılan sobaların yangın tehlikesi çıkaracak derecede arızalı bulunduğunu, müvekkilinin göndermiş olduğu ihtarnamede belirtilen 391.493,00 TL alacağın bazılarının devir öncesinden kaynaklanan davacının borçları, bazıları ise davacının ayıplı teslim sebebiyle ortaya çıkan borçlarından oluştuğunu, davacı protokollere rağmen müvekkiline gönderdiği cevabi ihtarname ile mahsup yapmaksızın ödeme talep ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirkette mevcut hissesini davalı ... ile yaptığı hisse devir sözleşmesi ile devrettiği, 02.05.2018 tarihli sözleşmeye göre davalı şirket adına kayıtlı olan aracın da davacıya devredilmesinin kararlaştırıldığı, aracın devredilmemesi ve davalı ... Erek tarafından 250.000,00 TL bedelli çekin ödenmemesi nedeni ile davacının 06.07.2018 tarihli noter ihtarnamesiyle aracın devri ve ödenmeyen 250.000,00 TL'nin ödenmesi aksi takdirde hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan bütün borçların muacceliyet kesbedeceğinin bildirildiği, 3 iş günü süre verildiği, davalılar vekilinin ise devredilen işletmenin ayıplı olarak devredildiği bu nedenle alacaklı konumunda olup tanık dinletmek istediği, işletmenin ayıplı olarak teslimi nedeniyle uğranılan zarara ilişkin iddiaların ve zarar miktarının davalı tarafından bu hususta açılacak ayrı bir davada incelenmesi gerektiği, bilirkişi raporunda davacının davalı ...'ten 250.000,00 TL alacağının bulunduğu, sözleşme öncesinde yer almayan 21.515,54 TL şirket borcunun davacı alacağından mahsubuna karar verilirse davacının davalı ...'ten 228.464,46 TL alacaklı olduğunun bildirildiği, davacı vekilinin bu miktar üzerinden davasını ıslah ettiği, aracın ise davalı şirket adına kayıtlı olduğu, yapılan hisse devri sözleşmesinde şirketin taraf olmadığı, şirketin devir alan ve devir edenden ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğu gözetilerek davalı şirkete karşı açılan araç tescili istemli davada davanın pasif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı ... Tavukçuluk Hayvancılık Nakliyat Gıda Day. Tük. Malları İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne karşı açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının davalı ...'e karşı açtığı davanın kabulü ile 228.484,46 TL'nin 20.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak mirasçılık belgesine göre davacılara miras payları oranında verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin kurucusu ve yetkilisi olan müvekkillerinin murisinin şirketi tümüyle devrettiğini, davalı ...'in de şirketiyle tümüyle devir alan temsilci olduğunu, ortak irade olarak şirket aracının devrinin bulunduğunu, mahkemenin sözleşmede şirketin taraf olmadığı gerekçesiyle araç devriyle ilgili taleplerini reddetmesinin yanlış olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanıkların ayıba dayalı olarak dinletilmek istendiğini, ayıbın ileri sürüldüğü ve taraflarınca keşide edilen Turgutlu 2. Noterliğinin 05.07.2018 tarih ihtarnamesinin dayanak olarak gösterildiğini, söz konusu ihtarnamenin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle tanık dinletme taleplerinin reddedildiğini, delil dilekçesinde ihtarnamenin yeri ve ulaşılmasını sağlayacak bilgiler bulunmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince ne ilgili noterlikte belge istendiğini ne de kendilerine açıklama yaptırıldığını, Turgutlu İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/154 E. sayılı birleşen dosyasının dava dilekçesi mahkeme dosyasına gönderilmediğini, bu davadaki dava dilekçesinin ekinde söz konusu ihtarnamenin yer aldığını, böylelikle yazılı delil başlangıcının mahkemeye sunulduğu, kaldı ki, ayıba karşı tanık dinletme sınırı bulunmadığını, hatalı değerlendirme ile mahsup talebinin reddedildiğini, bunun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'un (6098 sayılı Kanun) 139 uncu maddesine aykırılık teşkil ettiğini, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları da 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde düzenlenen hakların da takas veyahut mahsup iddiasıyla ileri sürülebileceği yönünde olduğunu, bu bağlamda ayrı bir dava açmaksızın cevap dilekçesinde savunma olarak da ileri sürülebilen mahsup iddiasının incelenmemesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 02.05.2018 tarihli protokol davacı ... ve davalı ... arasında imzalanmış olup bu protokolle şirketin tüm hisselerinin devri kararlaştırılmış olsa da şirketin ayrı tüzel kişiliği bulunup şirket kaşesiyle sözleşme müdür sıfatıyla imzalanmamış ve bu yönde bir açıklamaya da yer verilmemiş olmakla ayrı bir tüzel kişilik olan davalı şirketi bağlamayacağı, zira hisse devri şirket yönünden değil hisse devir alan ve devredenler yönünden alacak ve borç doğuracağı, davalı ... vekili, şirkete ait işletmenin ayıplı olarak teslim edildiğini sonradan tespit ettiğini, hisse devir bedelinden mahsup yapılması gerektiğini savunmuş ise de dava konusu 02.05.2018 tarihli protokolde şirkete ait işletmenin durumuna ve işletmenin devrine dair açık bir hükme yer verilmediği, işletmenin devir ve tesliminin eski yönetici ile yeni yönetici arasında düzenlenecek tutanak veya sözleşme ile mümkün olacağı, davalının dayandığı 05.07.2018 tarihli noter ihtarnamesi de şirket adına düzenlendiği hususları birlikte değerlendirildiğinde ayıplı teslime ilişkin uğranılan zararın ayrı bir davanın konusunu oluşturacağı gerekçesiyle davacı mirasçıları vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili ve sözleşme gereğince davacı adına tescili gerektiği iddia olunan aracın davacı adına tescili istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Mirasçılarının Temyizi Yönünden
Davacı mirasçıları vekillerinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı ... vekilinin Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı mirasçılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.