İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak görevden alma talebinin usulden reddine ve davalılar hakkında müeyyide uygulanmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki vakıf yöneticilerinin görevden alınması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... dışındaki davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle görevden alma talebinin usulden reddine ve davalılar hakkında müeyyide uygulanmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... dışındaki davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, davalıların yönetcisi oldukları ... Eğitim Vakfının 2013-2015 yılları arasında iş ve işlemlerinin denetlenmesi sonucu 2014 yılında kabul edilen 188.000 TL bağış gelirinin daha sonra Mütevelli Heyeti kararı olmaksızın iptal edilerek vakfın zarara uğratıldığı, dava konusu vakfın 667 sayılı Kanun Hükmün Kararname (KHK) ile kapatıldığı ileri sürülerek 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 10./b-c maddesi gereği davalı vakıf yöneticilerinin görevden alınmaları istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalılardan ... ve ...'nun 5737 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinde vakıf yöneticilerinin sorumluluklarını düzenleyen hükmünün 2/c fıkrasına göre 'ağır ihmal ve kasıtlı fiilleriyle vakfı zarara uğratan' sıfatını taşıdıkları, her ne kadar vakıf kapatılmış olsa da aynı maddenin diğer bendine göre görevden alınan vakıf yöneticileri için ek yaptırımlar (belirtilen nedenlerle görevinden alınan vakıf yöneticileri başka bir vakfın yöneticisi ise o görevinden de alınmış sayılır ve beş yıl süreyle hiçbir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamazlar) öngörüldüğünden davanın devamında ve karar verilmesinde hukuksal yarar bulunduğu anlaşıldığından belirtilen sebep, delil ve gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile davalılardan ... ve ...'nun ... Eğitim Vakfının Mütevelli heyetinden azline, diğer davalılara yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili ile davalılardan ... dışındaki davalıların istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalıların, 23.07.2016 tarihli ve 667 sayılı olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin kanun hükmünde kararnamenin 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin 3 sayılı listesinde ismi geçmekle kapatılan ... Eğitim Vakfının yönetim kurulunda görev almış kişiler olduğu, kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen vakıfların tüm hak ve alacaklarının dava ve takibini yapmaya Vakıflar Genel Müdürlüğünün yetkili kılındığı, ... Eğitim Vakfının 2013- 2015 yılları arası iş ve işlemlerinin denetimi sonucu düzenlenen 23.05.2016 tarihli ve 8 sayılı denetim raporunda davalıların vakfı zarara uğrattıklarının ortaya çıktığı ve 25.07.2016 tarihli ve 340 karar sayılı Vakıflar Meclisi kararı ile dava açıldığı, 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun (6749 sayılı Kanun) ile kapatılan ... Eğitim Vakfı'nın yöneticileri olan davalıların 188.000 TL tutarındaki bağış çek ve senetlerini iade etmek suretiyle vakfı zarara uğrattıkları gerekçesi ile 5737 sayılı Kanun'un 10/b-c maddesi gereği görevden alınmaları talepli dava açıldığı, ... Eğitim Vakfı'nın yönetim organı vakıf senedine göre mütevelli heyeti olduğu, davalıların 2014 yılında vakfın mütevelli heyeti başkan ve üyeleri oldukları, Vakıf senedinin 14 üncü maddesinde mütevelli heyetin vakfın genel yönetim, gözetim, denetim, karar ve danışma organı olduğu belirtilip görev ve yetkilerinin sayıldığı, dava konusu bağış makbuzlarının iade edilmesi vakfın yönetim organı olan mütevelli heyetinin görev ve yetki alanında olan bir işlem olup, bağış çek ve senetlerinin iadesi suretiyle vakıf senedinde kendilerine verilen görevleri yerine getirmeyen mütevelli heyetini oluşturan davalıların ağır ihmal ve kasıtlı fiilleriyle vakfın zarara uğratılmasına neden oldukları, Vakıf mütevelli heyetinin davalılar ... ve ...'na verdikleri münferiden temsil ve ilzam yetkisi vakıf senedinin 8 inci maddesine aykırı olmakla birlikte geçerli bir temsil ve ilzam yetkisi olsa dahi bağış senetlerinin iadesine sessiz kalan mütevelli heyetinin tamamının vakfın zarara uğramasında ağır ihmalinin bulunduğu, bu nedenle davalı mütevelli heyetinin tamamı için görevden alınma şartlarının oluştuğu halde Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 5737 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi uyarınca vakıf yöneticileri olan davalıların görevden alınmalarına ve 5 yıl süre ile aynı veya başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili verdiği temyiz dilekçesinde; vakıf kapatılmış olsa da davalıların görevden alınmalarına karar verilmesi gerektiği, Kamu düzenini korumak amacıyla açılan davada aleyhlerine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.
Davalılardan ... dışındaki davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davalıların görevden alınma isteminin hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiği, davalılar tarafından vakfın zarara uğramasına sebebiyet verme durumları olmadığı, dolayısı ile 5 yıl süre ile müeyyide uygulanması kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, vakıf yöneticilerinin görevden alınmaları istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekili ile bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.