Esastan ret
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ...'in eşi ...'in babası ...'in davalılardan Hasret Sitesinde bulunan binaların dış cephelerini alan diğer davalı ... yanında çalışmakta iken 08.09.2014 tarihinde elektrik çarpması sureti ile kaza geçirdiğini ve 13/09/2014 tarihinde vefat ettiğini, davalı işverenlerin gerekli iş güvenliğini önlemlerini almayarak söz konusu iş kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiklerini beyan ederek davacı çocuk ... 215.905,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacı eş ... yönünden ise 1.031.349,55 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesinin talep etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davacılar murisinin %25, davalı işveren ...'in %75 oranında kusurlu olduğu, davalı Site Yöneticiliği yönünden ise davaya konu kazada kusurunun bulunmadığı kabulünden hareketle davacıların destekten yoksun kalmalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalı ... yönünden talep gibi kabulü ile davalı Site Yöneticiliğini izafeten davalı ... yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Site Yöneticiliği yönünden davanın reddinin hatalı olduğunu, bina maliklerinin kusursuz sorumluluklarının bulunduğunu, Site Yöneticiliğinin asıl işveren olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında yüksek gerilim hattının binaya olan mesafesinin ne kadar olduğuna, mevzuata uygun olup olmadığına, bulunduğu mesafenin tehlike yaratıp yaratmadığına dair herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, müteveffaya kusur verilmesinin hatalı olduğunu, davacının ücretinin hatalı olduğunu, işverence barınma yardımı verildiğinin dikkate alınmadığını, evlenme şansı indiriminin fahiş olduğunu, ... açısından tazminat hesabının 18 yaş sonuna kadar yapılmasının hatalı olduğunu,hükme esas alınan bilirkişi raporunun 15.06.2020 tarihinde düzenlendiğini, bu tarih itibariyle 2020 yılı asgari ücret tutarlarının belirli olduğunu, 2020 yılının tamamının işlemiş dönem olarak hesaplanması gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13,16,20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 inci maddesi
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesince 30.09.2020 tarihli hesap raporunun hükme esas alındığı anılan raporda davacı erkek çocuk yönünden destek süresinin 18 yaşına kadar hesaplandığı ve bilinen dönem hesabının da rapor tarihi olan 30.09.2020 tarihi ile sınırlı tutulduğu anlaşılmaktadır.
Gerçek zarar hesaplanması yönteminde, hak sahibi eşin kalan ömür süresi daha uzun olsa bile, destek süresi, sigortalının kalan ömrü ile sınırlı olup çocuklardan erkeğin 18, ortaöğretimde 20, yüksek öğretim durumunda 25 yaşını doldurduğu tarih itibarıyla gelirden çıkacağı kabul edilmeli, evlenme tarihine kadar gelire hak kazanacağı belirgin bulunan kızın, aile bağlarına, sosyal ve ekonomik duruma, ülke şartlarına ve yörenin töresel koşullarına göre evlenme yaşı değişkenlik arz ettiğinden bu konuda Türkiye İstatistik Kurumunca bölgelere göre hazırlanan istatistiklerden yararlanılmalıdır.
Bunun yanında bilinen/iskontosuz dönemin hesap raporunun düzenlendiği yılın sonuna kadar devam eden dönem olduğu da açıktır.
Mahkemece yapılacak iş davacıların maddi zararlarının tespiti noktasında açıklanan hususların gözetildiği davacı çocuk için destek süresinin 25 yaşına kadar devam edeceği ve bilinen dönemin hesap raporunun düzenlendiği yıl sonu olan 31.12.2020 tarihine kadar devam ettirilmesi hususlarını gözetir bilirkişi hesap raporu almak ve çıkacak sonuca usulü kazanılmış hakları da gözeten bir karar vermekten ibarettir.
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.