Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, Akkuş ilçesi ...Köyü çalışma alanında bulunan 387 ada 7 parsel sayılı 40.267,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ölü oldukları beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle eşit paylarla ... ve ... adlarına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Akkuş ilçesi... Köyü 387 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 1/2'sinin adına tescili istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, usule ilişin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " ... 06/04/2022 tarihli keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları değerlendirildiğinde davacı ...'ın dava konusu 387 ada 7 nolu parselde 20 yılı aşan süredir ekonomik amaca uygun kesintisiz zilyetliğinin bulunduğunun anlaşıldığı, davacının talebinin ise, 14/04/2022 havale tarihli fen bilirkişi raporunun Ek (1) nolu krokisinde de gösterilen ve zeminde tel örgü ile ayrılmış olarak dava konusu taşınmazın kuzey kısmında raporda (A) harfi ile gösterilen 17064,05 m2'lik kısmın ifrazı ile kendi adına tescili olması ve ve iddia ettiği kısımda da davacının 20 yılı aşan ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunması sebebiyle ve taleple bağlılık ilkesi gereği davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği " gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu 387 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve 14.04.2022 havale tarihli fen bilirkişi raporunun ek (1) nolu krokisinde (A) harfli ile gösterilen 17.064,05 metrekarelik kısmının 387 ada 7 parselden ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilerek davacı ... adına, (B) harfli kısmın 23.203,55 metrekare yüzölçümü ile toplam 2 hisse kabul edilip 1/2 hissesinin ..., 1/2 hissesinin ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.