Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Batı 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/110 Esas, 2021/320 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d ve son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasının ertelenmesine ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.05.2022 tarihli ve 2021/1193 Esas, 2022/1289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d ve son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, eksik incelemeyle karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, ilk haksız eylemin karşı taraftan kaynaklandığına ve tarafların birbirinden şikâyetçi olmadığına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun kardeşi olan mağdur sanık ... ile sanığın arkadaşı olan mağdur ... arasında olaydan önce yaşanan, resmî mercilere şikâyete konu edilmeyen kavga nedeniyle husumet olduğu, olay günü mağdurun yanında inceleme dışı mağdur sanıklar ... ve ... olduğu halde sanık ve arkadaşları mağdurlar ... ile ..., mağdur sanık ...’in yer aldığı grup ile karşılaştıkları, aralarında ilk haksız eylemin kim tarafından başlatıldığı belirlenemeyen şekilde kavga çıktığı, her iki grup üyelerinin ellerinde bulunan bıçak, sopa gibi silahtan sayılan cisimlerle karşılıklı birbirlerini yaraladıkları, sanığın anılan diğer sanıklarla birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde mağduru bıçakla sağ taraf karaciğer üstünde batına nafiz olacak şekilde yaraladıkları, mağdurun hayatî tehlike geçirdiği kabul edilmiştir.
2. Sanık savunması, mağdurun beyanları, kavganın diğer taraflarının ve tanıkların anlatımları, Sincan Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 08.11.2018 tarihli adlî muayene raporu, olay yeri inceleme raporu, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak hesap hatası neticesinde eksik ceza tayini ve koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
1. Eksik İnceleme;
a. Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu kabul etmediği, mağdurun 30.01.2020 tarihli teşhis
tutanağında kendisini bıçaklayanı inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ... olarak belirttiği anlaşılmakla, sanığın olayın başlangıcında yanında olduğunu belirttiği ... ve ... olaya ilişkin beyanlarının alınmasının ardından sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Mağdur hakkında Sincan Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 08.11.2018 tarihli adlî muayene raporunda mağdurun baş kısmında yaklaşık 10 cm boyutlarında kesi, beraberinde künt batın ve göğüs travması ve sağ taraf karaciğer üstünde batına nafiz bıcaklanması olduğunun ve hayatî tehlike geçirdiğinin belirtildiği ancak her bir yaralanmanın ayrı ayrı yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı konusunda açıklık olmadığının anlaşılması karşısında, her bir yaralanmanın ayrı ayrı yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı hususunda en yakın Adlî Tıp Şube Müdürlüğünden rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Haksız Tahrik:
Sanığın aşamalarda mağdur ve yanındakilerin kendisine bıçakla saldırdıklarını beyan etmesi ve sanık hakkında Sincan Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 08.11.2018 tarihli adlî muayene raporunda saçlı deride tepede 1x5 cm kesi olduğunun belirtilmesi karşısında tarafların karşılıklı olarak silahtan sayılan bıçakla birbirlerini yaraladıkları gerekçesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca makul (1/2) oranda indirim yapılması yerine asgarî oranda tahrik indirimi yapılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklandığı üzere "eksik inceleme" ve "haksız tahrik indiriminin asgarî oranda uygulanması suretiyle fazla ceza tayini" nedenleriyle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.05.2022 tarihli ve 2021/1193 Esas, 2022/1289 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.