B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bahçe Asliye Ceza Mahkemesinin 21.07.2010 tarihli ve 2009/161 Esas, 2010/111 Karar sayılı ilamıyla sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 74/1, 74/1.2.cümle, 5237 sayılı TCK'nın, 62,54 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık ... ve temyiz dışı beraat eden sanık ...’ın itirazı üzerine Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/709 değişik iş sayılı kararıyla sanıklara hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul edip etmediklerinin sorulmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne ve sanık ... ile temyiz dışı beraat eden sanık ... yönünden kararın kaldırılmasına 23.11.2010 tarihinde karar verilmiş, kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama neticesinde Bahçe Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2011 tarihli ve 2011/1 Esas 2011/8 Karar sayılı ilamıyla sanık ...’ın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 74/1, 74/1.2.cümle, 5237 sayılı TCK'nın, 62,51,53,54 ve maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

Kararın sanıklar ve katılan vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 21.11.2013 tarihli ve 2013/8829E.; 2013/26457K. sayılı ilamıyla;
“1- Sanık ...'ın soruşturma aşamasında kollukta verdiği ifadede, olay günü piknik yapmak için ark...şları ile birlikte ...Köyü, ... mevkine gittiklerini, kendisine ait dedektörü denemek amacıyla yanında getirdiğini ve arazide bir kere deneyerek küçük bir çukur açtığını, hiçbir şey çıkmayınca çukurun üzerini kapattığını, bu eylemine diğer ark...şlarının iştirak etmediklerini söylediği, sanık...'in de aşamalarda verdiği benzer ifadelerde, piknik yapmak ve sumak ekşisi toplamak amacıyla gittikleri bölgede sanık ...'in, yanında getirdiği dedektörü denemek için kendilerinden uzaklaştığını, bu nedenle adı geçen sanığın ne yaptığını görmediğini, ancak kendisinin kazı eylemi gerçekleştirmediğini beyan ettiği, meydana gelen olayın sanık ... tarafından tüm aşamalarda kendi fikir ve fiili olarak açıklandığı, sanık ...'ın “asli fail” ya da “yardım eden” sıfatı ile sanık ...'in eylemine iştirak ettiğine dair savunmasının aksine delil bulunmayıp, adı geçen sanıkla birlikte yakalanmasının ortak irade ile suç işlediklerini kabul hususunda yeterli olmadığı gözetilmeksizin, hatalı değerlendirmeye dayanılarak sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü tesisi,

2- Kolluk kuvvetlerince düzenlenen olay tutanağına göre, sanık ... tarafından kazılan alanda eski bir yerleşim yerine ait kalıntılar bulunduğu, yine, olay mahallinde icra edilen keşif sonrası polis memuru bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, bölgenin çok eski bir yerleşim alanı olabileceğinin belirtildiği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce kovuşturma aşamasında gönderilen cevabi yazı ile de, kazı eyleminin gerçekleştirildiği ...Köyü, ... mevkine yönelik bir tescil kaydına rastlanmadığının bildirildiği, ancak dosya içerisinde, arkeoloji alanında uzman kişiler tarafından olay yerinde yapılan incelemeye dayalı herhangi bir tespit bulunmadığı anlaşılmakla, belirtilen husustaki eksiklik giderilip olay mahallinin niteliği tereddütsüz ve kesin bir şekilde belirlenerek sonucuna göre sanık ...'in hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

3- Kolluk kuvvetlerince, sanık ...'in kazdığı çukurun genişliği yaklaşık 1 m olarak tespit edilmekle birlikte, üzeri kapatıldığı için derinliği hususunda herhangi bir saptama yapılamadığı, bu nedenle kazı çukurunun kültür varlığı elde etmek için yeterli derinliğe ulaşıp ulaşmadığı noktasında şüphe bulunduğu, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi doğrultusunda eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek adı geçen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 35/2 maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile sanığa fazla ceza tayini,

Kabule göre de;
1- 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, anılan hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,

2- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,”,

Gerekçeleriyle kararın bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyiz dışı sanık ...'ın beraatine, sanık ...'in 2863 sayılı Kanunun 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı TCK’nın 35,62,54 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 02.03.2015 tarihinde kesinleşmesine müteakip Osmaniye 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli 2019/466 Esas 2021/103 Karar sayılı ilamı ile sanığın denetim süresi içerisinde 24.12.2018 tarihinde 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işlediği ve yargılama sonucunda mahkumiyetine karar verildiğinden bahisle ihbarda bulunmuştur. İhbar üzerine Bahçe Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün 5271 sayılı Kanunun 231/11 inci maddesi uyarınca açıklanmasıyla, sanığın 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı TCK’nın 35,62,54 üncü maddeleri uyarınca neticeten 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

Sanığın temyiz isteği; Dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırmayla hüküm kurulduğuna, atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

Dosya kapsamından,03.10 2009 günü saat 11.00 sıralarında Bahçe ilçesi ...köyü ... mevkiinde kaçak kazı yapıldığı ihbarının gelmesi üzerine görevli kolluk personelinin olay yerine intikal ettiği, çevrede yapılan araştırm... 1 metre genişliğinde yeni kazılmış olduğu değerlendirilen kazı çukurunun tespit edildiği, aynı çukurun kazıldıktan sonra tekrardan kapatıldığının, toprağın nemli ve ıslak olduğunun tespit edildiği,kazı yapılan yerin yaklaşık 75-100 metre ilerisinde iki şahsın sumak ekşisi topladığının görülmesi üzerine yanlarına intikal edildiği, şahısların kimlik tespitinde haklarında HAGB kararı verilen temyiz dışı sanıklar ... ve... olduklarının tespit edildiği ve elllerinde bir adet kazma ile bir adet kürek olduğunun görüldüğü, yalnız olup olmadıkları sorulduğunda sanık ... ve temyiz dışı beraat eden diğer sanık ... ile birlikte olduklarını belirtmeleri üzerine jandarma görevlilerince şahısların tespiti için yapılan arama sırasında ormanlık alanda sanık ...’in maden arama dedektörü ile tespit edildiği, sanık ...’in dedektörü yeni aldığını denemek için getirdiğini beyanla kazı çukurunu kendisinin kazdığını belirtmesi üzerine hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan soruşturma işlemlerine başlanıldığı, kazı yapılan alanın tapu kaydına göre dava dışı ...'ya ait tarla olduğu, sanık ...’ın aşamalardaki savunmalarında dedektörü denemek amacıyla yanında getirdiğini ve arazide bir kere deneyerek küçük bir çukur açtığını ve üzerini kapattığını, kültür varlığı bulmak amacıyla değil dedektörü denemek amacıyla yaptığını, bu eylemine diğer ark...şlarının iştirak etmediklerini söylediği anlaşılmıştır.

Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan 21.11.2014 tarihli arkeolog bilirkişi raporuna göre; kazı alanının sit alanında kalmadığı veya tescilli alanlardan olmadığı, bahse konu alan ve çevresinde tescilli kültür varlığının bulunmadığının, suç tarihi itibarıyla ar...n geçen zaman dilimi nedeniyle de herhangi bir kazı çukuruna rastlanılmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmaya teşebbüs suçunu işlediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 sayılı Kanunun 231/11 inci maddesi uyarınca açıklandığı anlaşılmıştır.

Hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemiş ise de, anılan maddede belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.