İstinaf Başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli, 2017/425 Esas, 2019/243 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık ...'in mağdur ...'a karşı eylemi nedeniyle sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c,h) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Suça sürüklenen çocuk ...'in mağdur ...'a karşı eylemi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c,h) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli, 2019/2412 Esas ve 2021/918 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
A) Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle
1.Sanığın suç işleme kastının bulunmadığı,
2. Etkin Pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği,
3. Alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğu,
B) Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle
1.Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği,
2. Suçun unsurları itibariyle oluşmadığı,
3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği,
4. Alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay tarihinde gece vakti sayılan saat 00.20 civarında mağdur ... ve tanık ....'nin Yaprak Mahallesi ... Sokak Gar Meydanında bulunan yaya tünelinde yürüdükleri esnada suça sürüklenen çocuk ve sanığın yanlarına yaklaştığı, sanığın mağdur ...'dan cep telefonunu vermesini istediği, mağdurun vermek istememesi üzerine sanık ve suça sürüklenen çocuğun mağduru basit tıbbi müdahale giderilebilir şekilde darp ederek mağdurun cep telefonunu zorla aldıkları, mağdur ve tanık ....'nin polis memurlarına haber vermesi üzerine sanık ve suça sürüklenen çocuğun kaçtıkları yönde polis memurları ile birlikte aranmaya başladığı, mağdur ve tanığın sanık ve suça sürüklenen çocuğu yağma eylemini yapan kişiler olarak göstermesi üzerine sanık ve suça sürüklenen çocuğun durdurulduğu, suça sürüklenen çocuk üzerinde mağdura ait cep telefonu sim kartsız ve fabrika ayarlarına dönderilmiş olarak ele geçirildiği şeklinde gelişen olayda, sanık ve suça sürüklenen çocuğun nitelikli yağma suçunu işlediğinin ilk derece mahkemesi tarafından kabul edildiği anlaşılmıştır
2. Eylemin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğine yönelik mağdur ve tanık beyanları ile sanık ve suça sürüklenen çocuğun tevil yollu savunmaları dosya içerisinde yer almaktadır.
3. Olaya ilişkin 10.08.2017 tarihli Yakalama ve Teslim Tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanık ve suça sürüklenen çocuğa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırına göre, esas hakkında mütalaanın verildiği ve hükmün açıklandığı oturumda hazır bulunmayan sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... ile müdafiilerinin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine aykırı davranılarak hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli, 2019/2412 Esas ve 2021/918 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.