İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,

291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2019 tarihli ve 2018/13356 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d-h, 53,63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2019/38 Esas, 2020/100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-h, 62 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/1298 Esas, 2021/353 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Yağma suçunda cebir unsurunun gerçekleşmediğine, somut delil olmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesine, lehe hükümlerin uygulanmasına,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Katılan ...'nın suç tarihine saat 00.30 sıralarında, Denizli iline gitmek üzere ... Tren garına gittiği, saat 01.00 sıralarında hareket memurluğu önündeki bankta otururken yanına daha önceden görmediği sanıkların geldiği ve sanıkların orada şarap içmeye başladıkları, sonrasında sanıkların çantasının içerisinden, Sunny SS70 marka cep telefonunu, katılanın rızası dışında aldıkları, katılanın durumu farketmesi üzerine, sanıklar ile tartışıp itişmeye başladıkları, sanık ...'ın şarap şişesini kırarak elde ettiği, cam parçası ile katılanın cep telefonunu geri almasını engellemesi için katılana savurduğu, ancak cam parçasının isabet etmediği, sonrasında sanıkların olay yerinden koşarak kaçtıkları maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Olayın katılanın anlattığı şekilde gerçekleştiğinin tanık anlatımı ve kamera görüntüleri ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.

3. Olay yerine ilişkin görüntü kayıtlarında söz konusu olayın olduğu saatte 3 kişinin olduğu, demir yollarında gece nöbetinde bulunan tanık M.A'nın da sanıklar ile katılanın bağırdıklarını duyduğunu, katılanın telefonunu aldıklarını beyan etmesi üzerine telefonu geri vermelerini istediğini ancak sanıkların "sen işine bak" dediklerini ve telefonu vermediklerini beyan ettiği anlaşılmıştır.

4. Sanık savunmalarının çelişkili ve birbiri ile uyumsuz olduğu tespit edilmiştir.

5. İletişim tespiti (HTS) kayıtlarına göre telefonun tanıklara satıldığı ancak cep telefonuna ulaşılamadığı tespit edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/1298 Esas, 2021/353 Karar sayılı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

1. Katılanın aşamalarda alınan beyanı ve teşhisi, tanık ...'nin katılanla uyumlu beyanları, olay yeri inceleme raporu, sanıkların çelişkili savunmaları, HTS kayıtları, kamera kayıtlarını içerir DVD inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın eyleminin ... olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 10 yıl hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca, erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/1298 Esas, 2021/353 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.