Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-... tarafından kullanılan kamyon ile yan yoldan çıkan beyaz renkli bir kamyonun çarpıştığı, ...'ın kaza nedeniyle yaralandığı, hem ...'ın hem tanık ...'in beyanlarına göre kazaya karışan kamyonun sol ön farının kırık olduğu ve şoför mahallinde çıkan demir merdivenin eğilip tekerin içine girdiği, 13.11.2014 tarihli jandarma tarafından yapılan tespitte ... plakalı kamyonun ön farının olmadığı, şoför mahallinde çıkan demir basamakların sadece tek basamağının olduğu, diğer basamaklarının olmadığının belirlendiği, olayın bizatihi tarafsız tanığı olan ...'in olayın sıcaklığıyla alınan ilk ifadesinde kaza yapan kamyon soförünün 40-50 yaşlarında beyaz sakallı ve orta yaşlı bir kişi olduğunu, ...'ın kazaya karışan kamyon şoförü olmadığını kesinlikle bildiğini beyan ettiği ve jandarma tarafından tanık ...'e kazaya karışan kamyon şoförünün kim olduğuna dair usulüne uygun şekilde 14.11.2014 tarihinde yaptırılan canlı teşhiste, tanık ...'in kesin ve net olarak ...'ın kazaya karışan kamyon şoförü olarak teşhis ettiği mahkemede kamyonu ...'in kullandığını beyan etmesi üzerine çelişkinin giderilmesi için sorulduğunda tekrar kamyonu ...'ın kullandığını söylediği, B sınıfı ehliyeti olması nedeniyle kamyon sürme yetkisi bulunmayan ...'in, şirketin ceza almaması için böyle bir yola başvurmuş olunmasının muhtemel olduğu hususları nazara alındığında, sanık ...'in dosya içindeki mevcut delil durumuna göre atılı suç üstlenme suçu sübut bulduğu halde mahkumiyet yerine yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,

2-Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.