Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 1. Asliye Ceza Mahkemesi 18.02.2016 tarihli ve 2015/155 Esas, 2016/269Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; usule aykırı olan hükmün kaldırılması talebiyle kararın bozulmasına ilişkindir.
1. Suç tarihinde sanığın ING Bank şubesine giderek kredi talebinde bulunduğu, banka personelinin şüphelenmesi üzerine adli kolluğa haber verildiği, sanığın sunduğu nüfus cüzdanının katılan adına düzenlenmiş, üzerinde fotoğrafının bulunduğu sahte belge olduğu, iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmasında; borcu olduğunu, Ali isimli birisinin sahte kimlikle bankaya kredi için başvurabileceğini söylemesi üzerine sahte belgeyi alarak kredi için başvurduğunu ikrar etmiştir.
3. Kriminal rapor ile, suça konu belgenin tamamen sahte olarak düzenlendiği tespit edilmiştir.
4. Mahkemece suça konu belge incelenmiş ve aldatıcılık niteliği olduğu kabul edilmiştir.
5. Yapılan yargılama sonunda gerekçeleri açıklanarak sanığın mahkumiyetine karar verilerek temyiz incelemesine konu hüküm kurulmuştur.
7. Suça konu sahte nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulduğu anlaşılmıştır.
Sanığın kredi tahsisi için sahte nüfus cüzdanı ile bankaya başvurması şeklindeki eyleminin ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde düzenlenen banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği, mahallinde her zaman bu hususta işlem yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede ;
1. Dosyada aslı bulunan suça konu nüfus cüzdanı üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin bulunduğu ve düzenlemelerdeki şekil şartlarına uygun olduğu ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/155 Esas, 2016/269 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.