İstinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine (Beraat)

İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2018 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır.

2. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2019 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

3. Katılan ilgili Bakanlık vekilinin istinaf talebi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 01.10.2020 tarihli kararı ile ceza verilmesine yer olmadığı kararı kaldırılarak suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiştir.

Katılan ilgili Bakanlık vekilinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluştuğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine ve suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

1. Dava konusu olay, 16 yaşındaki suça sürüklenen çocuğun, 14 yaşındaki mağdur çocuk ile evlenmek amacıyla kaçarak gayri resmi olarak birlikte yaşamaya başladıkları ve mağdur çocuğun 30/31 haftalık gebe olduğunun tespit edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 6. İhtisas Dairesince 13.02.2019 tarihli raporda, mağdur çocuğun 14 yaşını bitirip 15 yaş içerisinde olduğu, 15 yaşını bitirmediği belirtilmiştir.

3. ÇİM tarafından düzenlenen 09.12.2016 tarihli aile görüşme raporunda, mağdur çocuğun, görünüş itibariyle 16/17 yaşlarında olduğunun düşünüldüğü belirtilmiş olup, 13.11.2018 tarihli celsedeki mahkeme gözleminde 17/18; 09.12.2016 tarihinde Terme Cumhuriyet Başsavcılığınca beyanları alındığında 18/19 yaşlarında olduğunun gözlemlendiği belirtilmiştir.

4. Mağdur çocuk aşamalardaki beyanlarında özetle, evde doğduğunu, 17 yaşında olduğunu, anne ve babasından 17 yaşında olduğunu öğrendiğine dair anlatımlarda bulunmuş, suça sürüklenen çocuk ise, mağdur çocuğun 17/18 yaşlarında olduğunu düşündüğünü, yılın büyük kısmını denizlerde balıkçılık yaparak geçirdiği için mağdur çocuk ile fazla görüşme imkanı olmadan kaçmaya karar verdiklerini beyan etmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suça sürüklenen çocuğun, mağdur çocuğun olay tarihindeki yaşı konusunda esaslı hataya düştüğü gerekçesiyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Hata nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına hükmedildiği gerekçesiyle, "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 30 uncu maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca suça sürüklenen çocuğun müsnet suçtan beraatine" ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun, mağdur çocuğun olay tarihindeki yaşı konusunda esaslı hataya düştüğüne yönelik Mahkemenin kabulü karşısında; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 01.10.2020 tarihli kararında katılan ilgili Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi.