Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin,10.02.2016 tarihli 2015/223 E., 2016/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
1. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci, 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Sanık müdafinin temyiz isteği; süre tutum dilekçesinde kararın bozulmasını talep etmiş, gerekçeli kararın tebliği üzerine dosyaya evrak sunmamıştır.
1. Mağdur ...'in çalıştığı benzin istasyonunu suç tarihi olan 19.12.2014 günü saat 22.00 sıralarında gelen sanığın, yakıt aldığı, kart limitinin yetmediğini belirterek yanında bulunan sürücü belgesini bıraktığı, parayı ödemek üzere geleceğini belirterek gittiği, aradan geçen süre zarfında sanığın borcunu ödemek üzere gelmemesi sebebiyle hakkında şikayetçi olunduğu, yapılan soruşturma neticesinde sanığın bıraktığı sürücü belgesinin katılan ... adına düzenlenmiş sahte belge olduğunun anlaşıldığı olayda sanığın atılı suçları işlediği kanaatiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Sanık savunmasında, suçlamayı ikrar ederek,yakalaması olması sebebiyle sürücü belgesi üzerine fotoğrafını yapıştırdığını, parası olmadığnı, sonrasında da ödeyemediğini beyan etmiştir.
3. Kriminal rapor ile, suça konu belgenin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatıcılık niteliği bulunduğu tespitleri yapılmıştır.
4. Mahkemece suça konu sahte sürücü belgesi 17.11.2015 tarihli duruşmada incelenmiştir.
5. Suça konu sahte sürücü belgesinin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulduğu anlaşılmıştır.
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın kamu kurumu olan Emniyet Müdürlüğü'nün maddi varlıklarından olan sahte sürücü belgesi kullanmak suretiyle yakıt bedelini ödemeden menfaat temin ettiği anlaşılmakla mahkemenin nitelikli dolandırıcılık suçunun sübutuna yönelik kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mahkemece yapılan incelemede, fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin bulunduğu ve düzenlemelerdeki şekil şartlarına uygun olduğu yine belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu değerlendirilmiş olup mahkemenin resmi belgede sahtecilik suçunun sübutuna yönelik kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin,10.02.2016 tarihli 2015/223 E., 2016/50 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.