HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; nakil aracının müsaderesine karar verilmemesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri; hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Suç tarihinde sanık ...'in sevk ve idaresindeki 76 DH... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı dorsenin durdurulduğu, şüphe üzerine gecikmesinde sakıncalı hal bulunması nedenine istinaden Cumhuriyet savcısının arama kararı uyarınca yapılan incelemede; aracın dorsesinin daha sonra darphane ve damga matbaası genel müdürlüğünün incelemesi neticesinde sahte olduğu anlaşılan mühürle mühürlü olduğunun belirlendiği, araç içerisinde yapılan aramada toplam 300.000 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.

Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet, resmî belgede sahtecilik ve mühürde sahtecilik suçlarında cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında, Mahkemece ... hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet, resmî belgede sahtecilik ve mühürde sahtecilik suçlarında cezalandırılması istemi ile kamu davası açılarak birleştirme kararı verilmiştir.

Ele geçen ve 25.02.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre gümrük kaçağı olduğu tespit edilen 300.000 paket kaçak sigaradan, 299.769 paketin 23.01.2015 tarihli tutanak ile imha edildiği, 220 paketinin numune olarak alınarak Gümrük İdaresine teslim edildiği ve 11 paketinin adli emanete alındığı yine olay nedeni ile ele geçirilen 1 adet üzerinde T.C.Gümrük-Van 00125754 yazan mührün emanete alındığı görülmüştür.

Sanık ...;......'a sanık ...'ın talimatı ile gittiğini ve onun talimatı ile ismini ...olarak bildiği şahıs ile görüştüğünü, yine onun talimatı gereğince ...isimli şahsın tırı yüklemesini beklediğini, tır yüklendikten sonra İstanbul Erenköy Gümrüğüne eşyayı götürmek için yola çıktığını, sigaradan haberinin olmadığını, yüklenme esnasında aracın yanında olmadığını, pasaportunun olmaması şirket yetkilisinin talimatıyla buluştuğu ...isimli şahsın gösterdiği adamlara aracı teslim ettiğini, onlarda aracı alıp gümrük sahasına götürdüklerini, daha sonra araç yüklenmiş olarak ve gümrükleme yapıldığına dair belgeler ve mühürleme işlemleriyle beraber Ağrı yolunda buluştuklarını, tırı yeniden teslim alıp Erenköy Gümrüğüne götürmek üzere yola çıktığını beyan ederek atılı suçlamayı inkar ettiği görülmüştür.

Sanık ...; ...Uluslar Arası Nak Şti.'nin ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirketlerine ait 25 adet TIR cinsi araçlarının bulunduğunu, ... plakalı aracı ...in kullandığını, olay tarihinde şirketlerinin bilgisi dışında araçta kaçak sigara yakalattığını, bu olayla kendisinin ve şirketinin alakası bulunmadığını, sigaraların...'e ait olduğunu söyleyerek atılı suçlamayı inkar ettiği görülmüştür.
Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü'nün 28.11.2014 tarihli cevabi yazısına göre; üzerinde T.C Gümrük-Van 00125754 yazan mührün Genel Müdürlükleri tarafından üretilmediği bildirilmiştir.

Gümrük Müdürlüğünün 12.01.2015 havale tarihli cevabi yazısında; ...plakalı çekiciye bağlı...plakalı dorsenin en son 25.06.2014 tarihinde boş olarak Türkiye'ye giriş yaptığı söz konusu araçta kullanılan mühüre ilişkin olarak; MX77486110 nolu tır karnesi muhteviyatı eşyayı taşıyan 99A19710- 99A19810 çekici-dorse plakalı araca takıldığı ve işlemlerin Türkkgözü Gümrük Müdürlüğünde sonlandırılmış olduğu bildirilmiştir.

Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında bildirilen 2.559.632,40 TL gümrüklenmiş değerinin Dairemiz kabulüne göre fahiş kabul edildiği anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında resmî belgede sahtecilik, mühürde sahtecilik ve 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından birlikte kamu davaları açıldığı anlaşılmakla, karar ve inceleme tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmî belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmü, yine 5607 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 24.07.2007 tarihli ve 346 sayılı kararı ile; kaçakçılık suçlarına, "yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinin bakmasını..." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde;

5607 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya bakma görevinin 1 nolu Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2024 tarihinde karar verildi.