İstinaf başvurularının esastan reddi
2. Ret (Sanık ... hakkında)
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ... müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu, sanık ... ve müdafiinin yokluğunda verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 14.11.2017 tarihli ve 2017/1861 Esas, 2017/2023 Karar sayılı kararının 11.12.2017 tarihinde sanık müdafiine tebliğ edildiği,
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen on beş günlük yasal süresinde temyiz edilmeyen karara yönelik sanığın 13.02.2018 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu ve gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasının da dosyada yer almadığı anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.03.2023 tarihli ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa da tebliğ edilmesi gerektiğinden, sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu ve 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2017 tarihli ve 2016/389 Esas, 2017/135 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2017/1861 Esas, 2017/2023 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; sanık ... yönünden temyiz talebinin süresinde olmaması nedeniyle reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ...'in temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan tanık ...'ın 34 YH.. plakalı aracın şoför koltuğunda bulunduğu, bu sırada sanıkların da aracın kapısının yanında bekledikleri ve sanık ...'in aracın içine birşey attığının görülmesi üzerine sanıkların yanına gidildiği, aracın içinden daralı 0,67 gram, tanık ...'ın üstünde 0,68 gram ve tanık ...'ın polislere gösterdiği apartman önünde 29 fişek daralı 22.9 gram sentetik uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği somut olayda; tanık ...'ın kollukta alınan savunmasında olay yerine sanıklardan madde almak için geldiğini beyan ettiği, tutanak tanıklarının beyanlar ve sanıkların savunmaları gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümlerde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanık ...'e gerekçeli istinaf kararının bizzat tebliğ edilmemiş olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Suç tarihinde 15 yaşından küçük olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları gereğince belirlenen 15 yıl hapis cezasından, 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında yapılan indirim sonucunda belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde yer alan, "...her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz" şeklindeki düzenlemeye göre 7 yıla indirilmesi ve 7 yıl hapis cezası üzerinden 62 nci maddesi uyarınca yapılacak indirim sonucu 5 yıl 10 ay hapis cezasına hükmolunması gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi uyarınca yapılan indirimin 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden hesaplanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza belirlenmesi,
Hukuka aykırı olarak değerlendirilmiş, ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.1l.2017 tarihli ve 2017/1861 Esas, 2017/2023 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2017/1861 Esas, 2017/2023 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Hüküm fıkrasında, 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin kısmında yer alan, sanık hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezası belirlenmesine ilişkin bölümün sonuna “ 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi gereğince, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 7 yıl olarak belirlenmesine,” cümlesinin yazılması, 62 nci ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin bölümlerde yer alan “6 yıl 3 ay hapis” ibaresinin ise çıkartılıp yerine “5 yıl 10 ay hapis” ibaresinin yazılması suretiyle,
İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.