SAYISI: 2017/361E.-2020/71 K.
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.08.2013 tarihinde davalı ...'nın kullandığı... plakalı motosiklette davacının yolcu olduğu, motorun dava dışı ...nun sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiği ve davacının yaralanarak % 68 oranında kalıcı maluliyeti oluştuğu, davalının kazada % 100 kusurlu olduğu, davalının motosikletinin sigortası olmadığı, olay tarihindeki sigorta poliçe limitini aşmamak üzere sorumluluk sınırları içinde Güvence Hesabının davaya dahil edildiğini, ancak Güvence Hesabının herhangi bir ödeme yapmadığı belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107.maddesi gereği 1.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş; 26.09.2019 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 228,84 TL geçici ve 82.590,07 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak artırmıştır.
1.Davalı ... vekili; dava dilekçesi ekindeki belgelerin taraflarına tebliğ edilmediğini, taraflarına davalı olarak yapılan tebligatın usulüne uygun yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili dilekçesinde; davalının aracı ... isimli kişiye bağışladığını, bu tarihten sonra da aracı hiç kullanmadığını, ...' ın 25.08.2013 tarihinde davalı ...'ya motorsikleti verdiğini, ... plakalı araç ile çarpışarak maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, motosiklette herhangi bir arıza söz konusu olmadığını, bu hususta müvekkilinin kusururun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı ... vasisi dilekçesinde; ...'nın engelli raporu olduğunu, hastalığından dolayı kendine zarar gelecek durumları ayırt edemediğini, motor kullanmaması için defalarca uyardığını, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin alınan raporda "Hafif derecede zihinsel yetersizlik saptanmıştır" şeklinde raporunun olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2017 tarihli 2015/310 Esas, 2017/36 Karar sayılı kararı ile; " ispatlanamayan davanın reddine hükmedilmiş, kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 26.09.2017 tarih ve 2017/766 E., 2017/796 K. sayılı ilamı ile davacının istinaf başvurusu kabul edilerek davacıya ve vekiline verilen sürenin usulsüz olduğu, yine zararın resen tayini kuralına göre davacının usulünce maluliyetinin tespit edilmesi gerektiği" gerekçesiyle karar kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı benimsenerek yargılamaya devam olunduğu ve Mahkemenin yukarıda esas ve karar sayısı bertilen kararıyla; Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından davacının maluliyetine ilişkin rapor temin edildiği, aktüerya bilirkişisinden 16.09.2019 tarihli asıl ve 04.11.2019 tarihli ek rapor temin edildiği ve ek rapor esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile ile motorlu bisiklet (mopet-50 cc altında) şeklindeki vasıtanın KTK gereği motorsiklet değil de motorlu bisiklet olduğu, Sigortacılık Kanunu ve ZMSS Genel Şartları A-3 (k) bendi uyarınca ... sorumlu olmadığından hakkındaki davanın reddine, 228 TL geçici ve 66.072,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 66.300,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek faiziyle birlikte sürücü ve işleten davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1.Davacı vekili ; müvekkilinin yolculuk yaptığı aracın 2918 sayılı KTK gereği motorlu bisiklet değil motosiklet olduğunu, aracın 01.08.2013 kaza tarihinden sonra KTK'nın "tanımlar" bölümünde anlatıldığı üzere hızının saatte 45 km'den çok olduğunu, silindir hacmi 50 cc olduğundan Güvence Hesabının da tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini, süresinde hatır taşıması indirimi savunması yapılmadığından tazminattan indirim yapılmasının usulsüz olduğunu, müvekkiline ürolojik rahatsızlık sebebiyle % 10, göz rahatsızlığı için %5 bunun maluliyete yansımasının ise %1,3 olduğunu, bu nedenle kasksız olmasının maluliyetin artmasına etkisinin olmadığını açıklayarak müterafik kusur sebebiyle tazminattan indirim yapılamayacağını, aksi kanaatte olunsa dahi çok düşük nispette indirime gidilmesi gerektiğini, taktiri indirimler sebebiyle verilen kısmı ret kararından dolayı davalı ... yararına vekalet ücreti takdir edilmesinin usulsüz olduğunu belirtmiştir.
2.Davalı ... vekili, aracın motorsiklet olduğunu, motorlu bisiklet olmadığını, buna göre bilirkişi görüşünün aksine Güvence Hesabının tazminattan sorumlu tutulmamasının doğru olmadığını, müvekkilinin vasıtayı kazadan uzunca süre önce dava dışı ...'a bağışlayıp teslim ettiğini, dolayısıyla yazılı gerekçe ile tazminattan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını belirtmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararı ile; "müterafık kusur indiriminin yerinde olduğu, hatır taşıması indiriminin ise sadece süresinde bu yönde savunma yapan ... yönünden uygulanması gerektiği, aracın bilirkişi raporunda 50 cc'den motor hacmi küçük ise de hızı 60 km' ye kadar çıkabileceğinden ve tescil ve satış belgelerinde sigortaya tabi olduğu anlaşıldığı için Güvence Hesabının sorumlu olduğu, kaldırmadan sonra hesap bilirkişisi, ATK kusur raporuna göre davacıya %20 kusur verildiğinden aslında, bunun kazanın oluşuma ilişkin değil alkollü kimsenin aracına bu durumunu bilerek binme sebebiyle müterafik kusur indirimi olduğu tazminattan bu nispette indirim yapıldığı ve 82.590,07 TL daimi ve 228,34 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, hatır taşıması itirazı yönüyle de, hatır savunmasını süresinde usulünce yalnızca davalı ... Hesabının yaptığı, diğer davalıların bu yolda bir savunmalarının olmadığı gerekçesiyle sadece bu davalı lehine indirim yapılmasının gerektiği bu nedenle de Mahkemece davalı sürücü ve işleten lehine belirlenen tazminattan hatır taşıması indiriminin yapılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle" davacı ve davalı ...'nin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve hükmün HMK'nın 353/1-b/2 madde ve fıkrası uyarınca yeniden tesisine, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 228,00 TL'si geçici iş göremezlik, 82.590,07 TL'si kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 82.818,07 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı ... Hesabının toplam 66.254,46 TL tazminatla ve kaza tarihindeki poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına) fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hatır taşıması indiriminin itiraz mı yoksa defi mi olduğunun tartışmalı olduğunu, müvekkilinin motoru bağışladığını belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur.
kaza tarihinde trafik sigortası bulunmayan, diğer davalıların işletin ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51,52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85,87,88,90 ve 91 inci maddeleri.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.