Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I) Av. ...’ın sanık ... hakkındaki hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Bozmadan önce Baro tarafından görevlendirilen sanık ... müdafii Av. ... sanık hakkında verilen hükmü temyiz etmiş ise de, sanığın bozma sonrası talimatla alınan 14.07.2014 tarihli savunması sırasında, müdafii istemediğini beyan ettiğinin, sanığa zorunlu müdafii atanmasının da gerekli olmadığının anlaşılması karşısında; mahkemece atanan müdafii Av. ...’ın sanık hakkında kurulan 08.06.2015 tarihli mahkumiyet hükmünü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı, sanığın da yüzüne karşı verilen hükmü temyiz etmediği anlaşıldığından, hükmü temyize yetkisi bulunmayan Av. ...’ın temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II) Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve sanık ... hakkında tüm suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içerisinde yer alan tape kayıtlarından, müşteki ...'e yönelik hırsızlık olayının gece saat 19.34 sıralarında gerçekleştiğinin, suç tarihinde güneşin saat 16.25'te battığının ve gece vaktinin ise saat 17.25'te başladığının anlaşılması karşısında; eylemin TCK.nun 6/1-e maddesi gereğince gece vakti işlendiği ve sanık ... hakkında aynı yasanın 116/4 maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma sonrası yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 27/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.