Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı alacaklı vekili, 06.09.2013 tarihinde haczedilen malların borçluya ait olduğunu belirterek davalı üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, haczin yapıldığı işyerinin ve hacze konu malların müvekkiline ait olduğunu, borçlu ile alakasının olmadığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı alacaklı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.5.2016 tarihli ve 2014/18288 Esas, 2016/9183 Karar sayılı kararı ile borçlunun davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması için, davacı alacaklıya süre ve imkan verilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak borçlunun davaya dahili sağlandıktan sonra, dava konusu işyerini borçlunun terkederek ayrıldığı, sonrasında iş yeri sahibi Nevzat tarafından işletilmeye başlatıldığı, ancak işleri yürütememesi nedeni ile davalı üçüncü kişiye devrettiği, borçluya icra dosyasından haciz mahallinde yapılmış herhangi bir tebligatın olmadığı, alacaklının hacizli malların borçluya ait olduğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.

Dava konusu haciz, dayanak senette yazılı borçlunun adresinde yapılmış olup haciz sırasında haciz mahallinin önünde borçlu adına kayıtlı 3 adet araç park halinde görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan vergi kaydı ve yoklama fişine göre, borçlu haciz mahallindeki faaliyetine 18.6.2013 tarihinde son vermiş, aynı gün dava dışı ... isimli şahıs faaliyete başlamış olup, bu tarih ödeme emrinin tebliğinden sonraya ilişkindir. Davalı üçüncü kişi ve davalı tanıklarının beyanlarına göre, borçlunun haciz mahallindeki iş yerini kapattıktan sonra iş yerinin mülk sahibi dava dışı ... tarafından içinde bulunan malları da kullanarak bir süre faaliyet gösterdiği, işi yürütemeyince içinde bulunan mallar ile birlikte iş yerini üçüncü kişiye devrettiği beyan edilmiştir. Ne var ki, İİK'nin 8. maddesi uyarınca aksi ispat edilenceye kadar muteber olan dava konusu 6.9.2013 tarihli hacze ilişkin tutanakta haciz sırasında hazır bulunan çalışanın işyerinin ...’ya ait olduğunu beyan ettiğinden ... çağrılmış ve anılan kişi geldiğinde haciz mahallinin üçüncü kişi ... tarafından işletildiğini beyan etmiş, üçüncü kişinin ise iş yerinde garson olarak çalıştığı belirtilmiştir. Kaldı ki, haciz sırasında hazır olan üçüncü kişi istihkak iddiasında da bulunmamıştır.
Öte yandan, üçüncü kişi borçlu ile bir dönem tanışıklıkları dışında bağları olmadığını iddia etmesine karşın nüfus kayıtlarına göre üçüncü kişinin halasının, borçlunun eşi olduğu görülmüştür. Bunların yanında, üçüncü kişi borçlu ile aynı alanda aynı ünvanla faaliyet göstermiştir. Ayrıca, SGK kayıtlarına göre üçüncü kişi ve dava dışı Nevzat’ın borçlunun yanında bir dönem sigortalı olarak çalıştığı da anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı üçüncü kişi ile takip borçlusu arasında alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığının kabulü gerekir.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 02.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.