TCK'nın 155/2,43,62,52/2-4,51,53. maddeleri gereğince mahkumiyet

Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanığın 2007 yılı Ocak ayından 2008 yılı Haziran ayı sonuna kadar katılana ait şirkette pazarlamacı elemanı olarak çalıştığı, çalıştığı dönemlere ait çeşitli müşterilerden topladığı toplam 45.000.00 TL parayı katılana vermeyerek uhdesinde tuttuğunun iddia edildiği olayda,
Sanığın temyiz dilekçesinde ve beyanlarında kullanmış olduğu tüm tahsilat makbuzlarının incelenmediğini ifade etmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından, sanığın çalışmış olduğu dönem içerisindeki iş yeri hesapları, defter ve belgeler ile katılan tarafından sunulacak sair belgelerin, konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek; sanığın savunmasındaki hususların da araştırılıp dikkate alınarak, kimden ne kadar paranın tahsil edildiği edilmiş ise sonra katılana intikal ettirilip ettirilmediğinin kesin surette saptanması ve toplanan deliler bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlü hakkında 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin kullanılmasına ilişkin yasaklama hükmü uygulanamayacağı hususunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.