Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İddianamede, sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan da dava açıldığı halde bu suçtan hüküm kurulmadığı belirlenerek, bozma sonrası kurulacak hükümde, konut dokunulmazlığını bozma suçundan karar verilmesi ve TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda eylemin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğu gerekçesiyle, sanığın bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; müştekinin evinden çalınan cep telefonunun HTS kaydına göre olaydan 1 gün sonra sanığın hattı ile kullanıldığının tespit edilmesi ve sanığın da savunmasında suça konu cep telefonunu ikinci el olarak tanımadığı bir şahıstan 20 TL'ye satın aldığını, bir iki gün kullanıp tanımadığı bir şahsa 20 TL'ye sattığına dair savunması karşısında, suça konu cep telefonunu kimden aldığını ispat edemeyen sanığın eyleminin TCK'nın 142/1-b ve 116/1 maddesindeki suçları oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde TCK'nın 165.maddesine göre mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden isteme aykırı olarak BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 24/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.