2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Başka bir suç nedeniyle yürütülen soruşturma ile ilgili olarak mahkeme kararına istinaden telefon görüşmelerinin tespiti sonucunda, sanık ...'ın, elinde bulunan kültür varlıklarını satmak için Ankara iline getireceğinin anlaşılması üzerine, suç tarihinde Ankara iline gelen sanık ...'ın takibe alındığı, sanık ...'ın diğer sanık ... ile buluşmak üzere Turan Güneş Bulvarı üzerinde bulunan ... Kırtasiye isimli yerin önüne Reno marka araç ile geldiği, sanık ...'ın bir müddet araçta beklediği, sanık ...'ın buluşma yerine yaya olarak geldiği, sanık ...'in araçtan elinde kırmızı bir poşet ile inerek sanık ...'ın yanına gittiği, aralarında bir süre konuştuklarının ve poşetin içerisindekileri incelediklerinin görülmesi üzerine her iki sanığın da yakalanarak eserlere el konulduğu, sanık ...'ın emniyette alınan savunmasında, eserleri çeşitli kişilerin alıcı bulması ve satması için verdiklerini, komisyon karşılığında bu eserleri satma işini kabul ettiğini söylediği, yargılama aşamasında alınan savunmasında ise eserleri müzeye teslim etmesi için sanık ...'a verdiğini, bu sanığın teslim işinde gecikmesi üzerine tekrar eserleri ondan aldığı sırada yakalandıklarını ifade ettiği, sanık ...'ın suçlamayı kabul etmeyerek eserleri müzeye teslim etmek için aldığını, teslim edemeyince tekrar sanık ...'a verdiği sırada yakalandığını ifade ettiği, sanık ...'ın buluşma yerine içerisinde suça konu eserlerin bulunduğu poşet ile gitmesi karşısında, sanıkların, suç tarihinden önce eserlerin müzeye teslimi için sanık ...'a verildiği yönündeki savunmalarının dosya kapsamına ve olayın gelişimine aykırı olduğu bu nedenle itibar edilebilir mahiyette bulunmadığı, soruşturma aşamasında Anadolu Medeniyetleri Müzesi görevlileri tarafından düzenlenen rapor ile üç adet bilezik ve üç adet yüzüğün 2863 sayılı Kanunun 23 maddesi uyarınca etnografik nitelikte kültür varlığı niteliğini haiz olup yurt içerisinde alım satımının serbest olduğunun, diğer eser ve sikkelerin tamamının Kanun kapsamı dışında olduklarının belirlendiği anlaşılmakla,
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, hali hazır durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları, tasnif ve tescile tabi olup olmadıkları, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıklarının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, dosyanın tarafı konumundaki Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğünde görev yapan arkeolog bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle karar verilmesi,
Kabule göre de;
2863 sayılı Kanunun 23/a maddesinde korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları arasında sayılan etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarının tümüyle ticarete konu edilemeyeceği, aynı Kanunun 25/1 maddesi uyarınca tasnif ve tescile tabi tutulan korunması gerekli etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarından müzelere alınması gerekli görülmeyenler ile bu nitelikte olup da sahiplerince müzelere satılmak istenmeyen taşınır kültür varlıklarının “tescile tabi taşınır kültür ve tabiat varlığı belgesi” düzenlenerek sahiplerine iade edileceği, bu şekilde sahiplerine iade olunan etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarının ticarete konu edilmelerinin mümkün olduğu, ancak bunun için de 2863 sayılı Kanunun 27/2 maddesi uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan izin alınması gerektiği, başka bir deyişle suça konu eserin etnoğrafik nitelikte kültür varlığı olmasının, bu varlığın ticaretinin serbestçe yapılabileceği anlamına gelmediği, korunması gerekli taşınır bir kültür varlığının ticarete konu edilebilmesi için öncelikle bunun elde bulundurulma şeklinin kanuna uygun olması gerektiği anlaşılmakla, suça konu üç adet yüzük ve üç adet bilekliğin, 2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında etnoğrafik eser niteliğini haiz kültür varlıkları olup yurt içerisinde alım satımlarının serbest olduğunu belirten, kendi içinde çelişkili müze görevlileri tarafından düzenlenen rapora itibarla, suça konu eserler etnoğrafik nitelikte kabul edildiği halde yurt içinde alınıp satılmasının serbest olduğu, bu nedenle sanıkların üzerlerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.