Mahkûmiyet

Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesine ilişkin yazısı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek nedenlerle eksik ve hatalı inceleme neticesinde tesis edilen hükmün bozulmasına ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 13.30 sıralarında kolluk görevlileri tarafından Bohşin Köyü-Demirköprü yol ayrımında yapılan yol kontrolünde, sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın şüphe üzerine durdurulduğu, koltuk üzerinde mavi bidonların görülmesi ve motorin kokusu gelmesi üzerine önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın bagaj kısmında 60 litrelik 4 bidonda 240 litre ve orijinal olmayan deposu içerisinde 210 litre olmak üzere toplam 450 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında bulunan ulusal marker tespit tutanağına göre, suça konu akaryakıtın cinsinin motorin, ulusal marker kontrol sonucunun ise geçersiz olduğu tespit edilmiştir.

Sanık hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

İddianamede müsaderesi talep edilen suça konu kaçak akaryakıt ile nakil aracının müsaderesi hususunda mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Tüm dosya kapsamına göre, usulüne uygun olarak yapılan aramada sanığa ait ticari miktar ve mahiyette kaçak akaryakıtın ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.