Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın temyiz sebebi hükmün bozulması talebinden ibarettir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 12.11.2014 tarihinde kolluk görevlilerince şüphe üzerine durdurulan sanık ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta Kilis Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan önleme araması kararına istinaden yapılan aramada üzerinde Arapça ibareler bulunan 800 adet hazır makarna, 1.628 adet deterjan, 722 adet balık konservesi, 180 adet kahve ile 144 adet tavuk konservesi ele geçirildiği ve sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanık ...'ın aşamalarda suça konu gıda malzemelerini tanımadığı Suriyeli şahıslardan satmak amacıyla aldığını beyan ettiği, bozma ilâmı üzerine ise yapılan ihtarata rağmen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı Maliye Hazinesi'ne ödemediği belirlenmiştir.
Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapılmadığı cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak belirtilmesi gerekmekte ise de sanığın bu hususta herhangi bir ödeme iradesi göstermediği anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre ticari miktar ve mahiyette gümrük kaçağı eşya ile birlikte yakalanan sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle suçun sübûtuna yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50 nci maddesindeki hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesini de kapsadığı gözetilerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, kanuni dayanakları da gösterilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu husus karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması,
Dairemizin 27.01.2021 tarihli ve 2018/2140 Esas, 2021/875 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilen mahkemenin 07.04.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca cezada kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın cezasının ''hapisten çevrili 6.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının'' belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde (4 ve 5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.