SUÇLAR: Tehdit, hakaret

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; sanığa gerekçeli kararın, 25.05.2012 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edildiği ve sanığın süresinden sonra 21.06.2012 tarihinde hükümleri temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın duruşmada adres bilgileri alınırken oturduğu semt ve yerle ilgili beyanının bulunmadığı, adres bilgilerinin yetersiz olması nedeniyle sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinde yürürlükte olan 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmemesi yasaya aykırı ise de, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesinin olanaklı olduğu,
Anlaşıldığından sanık ...'un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 23/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.