Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar ..., ..., ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacılar, paydaşı oldukları 162 ada 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan muhdesatın kendi mirasbırakanları tarafından inşa edildiğini ileri sürerek aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Bir kısım davalılar, davayı kabul etmişlerdir.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, davalılardan ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkin olup, Mahkemece, verilen nihai karar davalı ...'ye 27.01.2011, davalı ... ... ve ...'a 31.01.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, davacılar vekilince 21.04.2016 tarihinde dosyanın kesinleştirilmesi aksi halde eksik tebligat var ise gerekçeli kararın tebliğ edilmesi istenilmesi üzerine, nihai kararın yeniden taraflara tebliğ edilmesi üzerine davalı ... tarafından 23.06.2016 tarihinde, diğer davalılar ... ve ... tarafından 29.06.2016 havale tarihli dilekçeleri ile temyiz edildiği, usulüne uygun yapılan ilk karar tebliğ tarihleri itibariyle yasal temyiz süresi olan 15 günlük sürenin geçirildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davalı ... tarafından 23.06.2016 tarihli, diğer davalılar ... ve ... tarafından 29.06.2016 havale tarihli dilekçelerin yasal temyiz süresi geçirildikten sonra verildiğinden davalıların temyiz isteklerinin redine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... ve davalılar ... ve ...'ın temyiz dilekçelerinin REDDİNE, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 06.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.