HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, müsadere, nakil araçlarının iadesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği

Sanıklar hakkında verilen beraat kararının bozulmasına ve nakil araçları hakkında da müsadere kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık ...'nın Temyiz İsteği
Suç işleme kastı olmadığına ilişkindir.

C. Sanık ... ve ...'nin Temyiz İstekleri

Haklarında verilen kararı temyiz etmek istediklerine ilişkindir.

25.07.2014 tarihinde güvenlik güçleri tarafından yoğun mazot kokusu gelen bir aracın takibi neticesinde briket imâlathanesine girildiğinde, ... plaka sayılı çekicinin sağ mazot deposunun kapağının açık ve içerisine kaçak mazotu yükleyen bir hortumun olduğunun ve sanık ... tarafından bu hortumun çıkartılarak dışarı atıldığının tespit olunduğu, iş yerinin ...'ye ait olduğu, iş yerinde mazot tankları, boş mazot bidonları, nakli sağlayan hortum ve motopomp diye tabir edilen mazot naklinde kullanılan makinelerin ele geçtiği, motopomplardan bir tanesinin sanık ...'ye, bir tanesinin sanık ...'a, bir tanesinin ise sanık ...'ye ait olduğu, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin söz konusu iş yerinde kaçak mazot sattıkları; sanık ...'ün yönlendirmesi ile sanık ...'nun gümrük kaçağı mazot satın aldığı ve ... plaka sayılı çekicisinin deposunda 750 litre gümrük kaçağı mazot; ...plaka sayılı sanık ...'ya ait aracın kasasındaki bidonlarda toplam 1.860 litre gümrük kaçağı mazot ele geçirildiği anlaşılmış olup sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davasının açıldığı görülmüştür.
Dosya arasında yer alan olay yeri görgü tespit tutanağında, çekicinin sol tarafından biriketlerin arka tarafından ...ve ...'nin geldiklerinin görüldüğü, şahısların geldiği istikâmete doğru gidildiğinde yerde yaklaşık 30 metre uzunluğunda mazot hortumunun olduğu, hortumun diğer ucunda ise 7 adet mavi renkte boş mazot bidonunun ve bir adet motopomp cihazının bulunduğunun zapta geçirildiği görülmüştür.
Ele geçen gümrük kaçağı akaryakıt hakkında kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarının dosya arasına alındığı, 750 litre mazotun gümrüklenmiş değerinin 3.077,68 TL; 1.860 litre mazotun gümrüklenmiş değerinin ise 7.632,64 TL olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.
...plaka sayılı nakil aracının sanık ... adına kayıtlı, 2004 model Ford kamyon olduğu, kasko değerinin 19.800 TL olarak tespit edildiği; ... plaka sayılı çekici ile ...plaka sayılı dorsenin sanık ... adına kayıtlı olduğu, çekicinin kasko değerinin 111.937,00 TL olarak tespit edildiği görülmüştür.
Sanık ..., iş yerine gelen bir şoförün kendisine elinde 130 litre mazotu olduğunu, ucuza vereceğini söylediğini, satın aldığı bu mazotu daha sonra iş yerine gelen tır şoförüyle anlaşarak sattığını, ...'in mazot yüklemede yardımcı olduğunu beyan etmiştir.
Sanık ... soruşturma aşamasındaki ifadesinde mazot alım satımı yaptığını ikrar etmiş olup kovuşturma aşamasındaki savunmasında, ticarî bir amacının olmadığını beyan etmiştir.
Sanık ..., mazotu aracın deposuna koymakta İsmail'e yardım ettiğini beyan etmiştir.
Sanıklar ..., ..., ... ve ... üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini beyan etmiştir.

A.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri ile ...Plaka Sayılı Nakil Aracının İadesi Kararları Yönünden

1.Suçta kullanılan nakil vasıtalarında ele geçirilen eşyanın, nakil vasıtalarının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, ...plaka sayılı araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli

tertibat bulunmadığı ve suça konu yakıtların gümrüklenmiş değeri ile nakil aracının maddi değerleri gözetildiğinde müsadere edilmemesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığında, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği dikkate alınarak aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden

Olay yeri tutanağı içeriğine ve sanığın diğer sanık ... ile birbirleri ile uyumlu beyanlarına göre, suç tarihinde gümrük kaçağı mazot dolumunun yapıldığı biriket imâlathanesinde bulunduğunun sabit olduğu, ağabeyi ...ile birlikte mazot dolumu yaparken polislerin geldiğini açıkça soruşturma aşamasında beyan etmesi, diğer sanık ...'in savunmasında da, tır şoförüyle mazot satışı konusunda anlaşma yaptıkları esnada yanında sanık ...'ın da bulunduğunu beyan etmesi, oluş şekli ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

C.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanıkların aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;

1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı kanunun 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğunun bozmayı gerektirmesi,

2.Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama

yapılması gerektiği gözetilmeden doğrudan 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca eksik cezaya hükmedilmesi nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri ile Nakil Araçlarının İadesi Kararı Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararı ile Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Kararları Yönünden

Gerekçe bölümünde (B ve C) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle, BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken haklarında mahkûmiyet kararı verilen sanıklar ..., ... ve ... yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,

05.02.2024 tarihinde karar verildi.